"Durumu görünce çarçabuk Tetuan'a bir gemi buldum. Birkaç ay Tetuan'da kaldıktan sonra büyük kızım ve damadımla Fas'a geldik. Damadım kuyumcu olan amcasıyla birlikte çalışmaya karar verdi. İkinci kızımla kocası, daha birçok Yahudi gibi kurtarıcımız Büyük Türk'ün ülkesine gitti. Allah, Büyük Türk'ün ömrünü uzun etsin!" Annem onaylayarak, "Hepimiz bunun için dua ediyoruz," dedi. "Eğer Tanrı bir gün ülkemizi bize geri verecekse araç olarak Büyük Türk'ü kullanacak."
Müslüman ülkelerde eskiye oranla daha az kitap yazıldığından, yazılanların da çoğunun eski kitapların yinelemesi ya da özeti olduğundan yakınırdı. Büyükbaban onun bu düşüncesine katılırdı. Acı acı, İslam’ın ilk yüzyılında felsefe, matematik, astronomi ve hekimlik dallarında çıkan kitapların sayısız olduğunu söylerdi. O zamanlarda sür kitaplarının da gerek biçem, gerekse içerik bakımından yenilikçi, sayı ve nitelik bakımından çok daha üstün olduklarını anlatırdı."
Endülüs'te kültürel etkinlikler çoktu; bu etkinliklerin ürünleri olan kitapların sabırla yapılan kopyaları Çin'den Uzak Batıya dek öğrenim görmüş kişilerin ellerinden düşmüyordu. Sonra insanların ruhsuzlaştığı, kalemlerin kuruduğu dönem geldi.