Başka birinin ruhundakileri izleyip anlamadığı için bedbaht olana pek sık rastlanmaz; fakat kendi ruhunu yakından takip etmeyenlerin bedbaht olması kaçınılmazdır.
“Başkalarının verdiği imkânla ışık saçan biri olma, başkalarının yardımıyla elde edilecek sükûnete ihtiyaç duyma. Özetle bir adamın kendi başına dik durması gerekir, dik tutulması değil.”
Hiç kimse, her şeyin etrafında dolaşan ve şairin dediği gibi “yerin altında ne olduğunu araştırandan” , yalnızca kendi içindeki ilahi zekâya uymanın ve ona gerçek bir saygı göstermenin yeteceğini idrak edemeyip etrafındakilerin yaşamlarını tahmin etmekle uğraşandan daha zavallı değildir.