Yedi saat, yedi sonsuzluk boyunca nefesimi tutmuş, iki büklüm olmuş, vaktiyle Yakup'un senin meleğinle güreştiği gibi (İsrail ismi buradan geliyor: Tanrıyla güreşen) kendi çığlığımla güreşmiştim, bu saatler bana yedi yıllık bekleyişten daha uzun geldi.
"Soluklarını kesince ölüp toprak
olurlar. Ruhunu gönderince yaratılırlar ve yerin yüzünü tazelersin.
Rabbin izzeti edebi olsun.."
Ölünün yüzü ciddi, sakin ve azametliydi. Soğuk alnında, sımsıkı kapanmış dudaklarında ufacık bir kıpırtı bile yoktu.
Dikkat kesilmişti. Ama şimdi kavrayabiliyor muydu ki bu yüce sözlerin anlamını?