Ben sende tutuklu kalmadım
Sana tutkuyla baktım
Gitmek istiyorsan gidebilirsin
Kimseyi zorla tutmam
Parayı aşka tercih ettin
Sevgim paspas gibi yerlerde
Ömrüm Yokluğunla ziyan olmaz
Olmasan da olur ama yokluğuna da kalp dayanmaz
Bıraktığın yerde değilim
Artık Ne sen benimsin ne ben seninim
Ben bir yabancı serseriyim
Taşmış dereyim, çıldırmış efeyim, dünyaları önüne sererdim ya ihanetinden sonra koptu kıyametim
Dünyasızım artık
Bıraktın beni kendi halime
Derdine düşkündüm narinim
Yar olmazsın inşallah bir zalime
Gülüm yolun hep güllerle süslensin.
Gülüm derdim de artık zulüm oldun
Sensiz günüm son günüm olsun derdim
Aylardır ölüyüm ne olursun göm beni kalbine
A.P
Kim ister ki ruhunun yakılmasını,
bilinmez.
Belki birisi bile isteye atar ruhunu kor alevler içine, izler yanışını içten içe...
uğruna canını feda edeceği kadın yeri gelmiş bakmamış yüzüne
Sabırlı mısın arsız mı
Şefkat kardeş mi olmuş nefretle
Sol yanın kaynar sular gibi fokurdarken
Sağ tarafım boş kaldı, sarılalım ne olur diyorsun. . .
Ben bilmez miyim bırakıp gitmeyi ben bilmez miyim şehvete ulaşıp terketmeyi
Sen ne sanıyorsun beni, ben muhacir miyim. Gittiğin her yere gideyim.
Anlama beni istemiyorum anlamanı, saygı duy yeter. Karşılık bekledim onca zaman belki sana vermedim bir sebep.
Doğru ya neden seveceksin beni neyim var.
Henüz seni aldatmadım. Sana yalan söylemedim. Seni seviyorum deyip başkalarına gülmedim değil mi sende haklısın.
Sen yalancı bir korkaksin belki ne bileyim.
Kendini anlat bana korkma anlat ki dökülsün tüm dertlerin yıkılsın için. Okyanuslar kadar ağla omzumda. Bir kere Ağla ki bir daha ağlayacak zaman vermeyelim birbirimize.
Neşelen artık somurtma yüzünü, bunlar kötü şeyler değil. Sadece geçmeyen ağrılarımın yüz görümlüğü. Gülüm dedim sana güldün bana kaç kere yıllar geçse de gitmez aklımdan canım çıksa da 40 senede. Sayıklarım adını, gözlerin de ki nefreti gördüğüm de anladım beni sevdiğini ama yüz vermek gurursuzluk olur dedin içinden, en iyisi biraz bekleyeyim.
A.P
İçime doğmaya başladığından beridir, yüzümde oluşan yerli yersiz gülüşlerin sebebi oldun. Gözümle başka gözlere değil de, kendi gönlüme bakmaya başlayınca orada gördüm seni. Sana benzeyen her şeyi kendi içimde gördüm ve elimden, dilimden, kalbimden geldiğince yaşadım yaşanılacak sana dair ne varsa . Bu yaşadıklarım senin daha ortada hiç olmayışında idare ediyor beni. Teskin etmiyorum kendimi, biliyorum ki ben gönül gözümü gökyüzüne bakmaktan mahrum bırakmadığım ve kalbime giden sevginin yollarını kapatmadığım sürece, kalbim daima senin gelişine hazır halde bekleyecek. Belki geleceğin yollarda güller göremeyeceksin, belki kimse benim seni bu denli hasretle beklediğimi sana anlatmayacak ama gel gör ki ben kendi içimde seni her gün o kadar büyütüyorum ki, kalbim diyorum, kalbim onunla daha ne kadar dolabilirsin? Gözlerim onda ki güzelliği ne kadar net görebilirsin? Ufkumun genişliğini hayalinle daha ne kadar genişletebilirsin? Gök yüzümü, gül yüzüne ne kadar yansıtabilirsin?
Senden habersizim. Senden uzaktayım. Sensiz duraklardayım. Ömrümün sensiz geçen kısmını bir an önce ziyan etmeye çalışıyorum. Tek başına ne kadar olursa o kadar olmaya çalışıyorum. Kendimi yarım sayacağım sen gelene kadar. Sen gelene kadar ben kendime dahi gitmeyeceğim. Oturduğum yerden kalkıp başka meskenler edinmeyeceğim kendime. Seni bekleyeceğim dünyaya geldiğim yerde. Gözlerimi geldiğin yönden ayırmayacağım. Ne söylersem söze senle başlayıp yine seni söyleyip ve yine son sözümde de seni söyleyeceğim.
Yüzümü güneşe dönüp yolunu gözleyeceğim. Gecenin karanlıklarında, avuçlarımda aramaya devam edeceğim seni. Bulsam da seni, ismin avuçlarımda yankılanmaya devam edecek. Bu bende ki seni bulma arzusunun ateşi hiç sönmedi, sönmeyecek...
Anlat bana herşeyi tüm yalanlarını yaşadığın tüm kötü olayları,