📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Herkesi kıskanıyordum. Adaletsizliği kıskanıyordum. Sevginin size böyle boca edilirken, bana ve benim gibi pek çoklarına damla damla verilmesine dayanamıyordum. Çünkü ben bir aile içinde olmanın ne olduğunu bilmiyorum. Çocukken bana babaannem ( anneannem ) ve dedemden başka kimse sarılmadı.
Geçmiş olsuna gitmek âdetini kim çıkardıysa.. Geçtikten sonra gitmişsin ne kıymeti var ? Hani hastayken gideceksin, bir çorba kaynatacaksın, sırtını ovacaksın, terleyince üstünü değiştireceksin, ne bileyim suyunu vereceksin. O zaman gel geçmiş olsuna. Geçmiş iyileştikten sonra ben ne yapayım seni ?
Kitap, Hallâc-ı Mansur’un “Enel Hak” sözünü tarihsel bir olaydan ziyade insanın kendi özüne yönelişinin cesur bir ifadesi olarak ele alıyor. Hallâc’ın anlaşılmayan bilge kişiliği, “bilinmeyen acı” kavramıyla sembolize edilirken; hakikati savunmanın çoğu zaman yalnızlık getirdiği vurgulanıyor. Eser, onun idam sürecini ve dönemin politik ortamını yalın ama etkileyici bir dille aktararak biyografi sınırlarını aşan ruhani bir yolculuğa dönüşüyor. Hallâc’ın sözleri modern insanın içsel sıkışmışlığıyla ilişkilendirilerek geçmiş ve bugün arasında anlamlı bir köprü kuruyor. Böylece kitap, Hallâc’ı çağlar üstü bir bilgelik ve direniş simgesi olarak sunarken, okura da kendi iç hakikatini sorgulama fırsatı veriyor. Kitabı bitirdiğinizde Hallâc’ın acısının neden “kimsenin bilmediği bir cehennem” diye anıldığını derinden hissediyorsunuz.