Dünyanın çivisi çıkıyor. Patronum öldü. Evim gitti. İşim gitti. Ve bütün bunların sorumlusu benim.
Geriye hiçbir şey kalmadı.
Bankadaki hesabım ekside.
Bırak kendini boşluğa.
Polis şeridi benimle unutuş arasında çırpınıp duruyor.
Bırak kendini boşluğa.
Sana kalan ne var ki?
Marla var.
Atla boşluğa.
Marla var.
"İşte İbo'nun ayağını bastığı toprak: dağ ve zindan...
işte direncin karşısında zalimin çaresiz kalışı...
ve işkenceye karsı direnişiyle efsanelesen bir hayat..."
Aramızda bir çeşit üçgen durumu var. Ben Tyler'ı istiyorum. Tyler Marla 'yı istiyor. Marla beni istiyor. Ben Marla'yı istemiyorum ve Tyler da beni istemiyor; yani artık istemiyor. Bu sevgi'yle alakalı değer verme meselesi değil. Bu mülkiyet'le alakalı bir sahip olma meselesi.
Tanrım,bugün bin bir düşünce içinde kendini oradan oraya sürüklerken,yarın soğuk gübreye,solucanları için açık büfeye dönüşebileceğinin kanıtı işte. Ölümün inanılmaz mucizesi bu; ve her şey ne kadar güzel olabilirdi, Tanrım , şu kız olmasaydı.