“Kendine Ait Bir Oda” benim için alışılmışın dışında bir okuma deneyimiydi. Birbiriyle ilişkili denemeler aracılığıyla, yüzyıllar boyunca edebiyatta ilham perisi ya da trajedi figürü olarak yer bulan kadının, yazma serüveninin önündeki engelleri sıradışı bir anlatımla ortaya koyuyor. Okurken büyük bir haz duydum.
Kitaptan özellikle şu cümleyi alıntılıyorum:
"Kadınlar yüzyıllardır, erkek görüntüsünü gerçek boyutlarının iki katında gösterebilen enfes bir güce sahip büyülü birer ayna görevi gördüler.”
Bu ifade tüm çarpıcı gerçekliği ile bana göre kitabın temel meselesini tek başına özetleyebilecek güçte.