Sanki hayatının bütün izleri onu sarmış, şöyle diyordu.
"Hayır, bizi bırakamazsın, başka biri olamazsın, neysen o olacaksın; kuşkularınla, kendinden sonsuz memnuniyetsizliğinle, kendini boşuna düzeltme çabalarınla ve yaşadığın düşüşlerle ve senin için olanaksız, sana yazılmayan o sonsuz mutluluk beklentinle, neysen o olarak kalacaksın."
Sermayenin işçiyi ezdiğini bilirsin. Bizde işin en ağır kısmını işçiler yapar ama ne kadar çalışırlarsa çalışsınlar hayvanca durumlarından kendilerini kurtaramazlar. Durumlarını düzeltmeye, kendileri için bir şey yapmaya ve dolayısıyla eğitim görmeye yarayacak emeklerinin karşılığı olan bütün kâr, bütün artı değer kapitalistler tarafından ellerinden alınır. Düzen böyle kurulmuş, ne kadar çalışırlarsa tüccarlar ve toprak sahipleri o kadar zenginleşir, kendileri ise her zaman işçi hayvan olarak kalırlar. Bu düzeni değiştirmek gerek,"
Dünyayı senden daha iyi tanıyorum," dedi Anna. "Stiva gibi insanları ve onların bu işe nasıl baktıklarını biliyorum .Stiva'nın 'o kadınla' senin hakkında konuştuklarını söylüyorsun. Böyle bir şey olmamıştır. Bu insanlar aldatırlar ama aile ocakları ve eşleri onlar için kutsaldır.
Bu kadınları nasılsa hep hor görürler ve ailelerine bulaştırmazlar. Bunu anlayamıyorum ama böyle."
"Evet ama o kadını öpüyordu..."
"Dolli, dur bir tanem, Stiva'yı sana âşık olduğunda da gördüm. Bana gelip senden bahsederek ağladığı zamanları anımsıyorum, sen onun için bir şiir, bir doruktun ve ben eminim ki o seninle yaşadıkça sen onun için daha da yükseldin.
Neredeyse her sözünün sonuna, 'Dolli olağanüstü bir kadındır,' sözlerini eklediği için az mı dalga geçtik onunla. Sen onun için hep tanrıçaydın ve öyle de kaldın, bu hevesi ise ona göre bile değil..."