bayağı sevgileri gizleyen şişirme söylevlerin şişini indirmeliydi, öyle düşünüyordu, sanki ruhun dopdoluluğu bazen en boş benzetmelerden taşmazmış gibi. Oysa taşardı...
" Bir kimseye, yaşamınızın sırlarını dökmek, ona her şeyi vermek, onun için her şeyi feda etmek gereksinimini duyarsınız! İçinizdekileri anlatmazsınız birbirinize, anlatmadan seziverirsiniz. Düşlerde görüşmüşsünüzdür (Emma'ya bakıyordu)"
"Böyle boşu boşuna sevmekten bıkmıştı, sonra hiçbir isteğin yaşama yön vermediği, hiçbir umudun insana destek olmadığı zamanlarda aynı yaşayışın yinelenmesinden gelen bitkinliği duymaya başlıyordu..."