Peygamberimiz(s.a.v.)buyuruyor ki: Benim üzerime bir kere salat-ü selam getirenin nefsinden Ulu Allah beyaz bir bulut yaratır. Allah buluta rahmet denizinden su yüklenmesini emreder, o da yüklenir. Sonra Allah buluta yağmasını emreder o da yağar. Allah yere düşen her damladan altın, dağlara düşen her damladan gümüş yaratır. Allah, kafirin üzerine düşen her damladan da onlara İman nasip eder.
Lanet etmek
Sakın ha, Allah'ın yarattığı herhangi bir canlıya, yiyeceğe veya insana lanet etme!
Kıbleye yönelen hiç kimsenin, şükreden veya nankörlük eden biri yada münafık olduğuna tanıklık etme! Çünkü sırları bilen yegane Allah'tır. Kullarıyla Allah arasına girme!
Bilesin ki kıyamet gününde; sana '' Falanca kişiye niye lanet etmedin, onun hakkında niye sustun? '' diye sorulmayacaktır. Hatta ömrün boyunca iblise hiç lanet etmemiş ve ağzına almamış olsan, bundan bile sorulmayacaksın. Ama Allah'ın kullarından birine lanet edersen, bundan sorguya çekileceksin.
Allah"ın yarattığı hiçbir şeyi kınama!
Hz. Ali b. Ebû Talib(ra) der ki :
Üç şey vardır ki, insanın belleğini güçlendirir, balgamı yok eder:Bunlar oruç tutmak, misvak kullanmak ve Kuran okumaktır.
Kuran'ın gerçek anlamda okunması söz konusu olunca, okuyanda şu üç özelliğin birleşmesi gerekir;dil,kalp ve akıl. İşte bu üçü birleştiği anda okunan Kuran insan üzerinde etkisini gösterebilir. Dilin payı Kuran harflerini tecvid kurallarına göre tane tane okumaktır. Aklın payı manaların yorumu ve tefsiridir. Kalbin nasibi de öğütlerden etkilenmek, uyarılardan ders çıkarmaktır, gereğini yerine getirmektir. Dil okur, akıl okunanı tercüme eder, kalp ise bunlardan ders alır, öğüt alır.
Ey ademoğlu!
Başına bir bela geldiğinde, 'La havle ve la kuvvete illa billah (kötülükten korunmak, hayırlara muvaffak olmak ancak Allah'ın yardımı ile mümkündür.) ' diyerek yardım dile.
Hastalanırsan sadaka vererek bedenine şifa ara.
Sana bir musibet erişecek olsa,' inna lillahi ve inna ileyhi raciun (Biz Allah'ın mülküyüz ve O'na döneceğiz.) de!