İslam alimleri içerisinde belkide en büyüğü İmam Gazali'dir. Onu böyle büyük bir alim ya da ilim adamı yapan en önemli özelliği belkide adabıydı. İşte bu eser günlük hayatta bildiğimiz ama unuttuğumuz yanlışları bizlere hatırlatıyor bilmediğimiz şeyleri bizlere öğretiyor. Dini kitapların okunmasında genelde yaşanan en büyük sıkıntı kitabın kalın ve anlaşılması zor olduğu yönünde oluyor. Bu kitap gayet sade anlaşılır ve duru bir üslupla yazılmış üstelik çok da kısa. Günlük yaşamda karşımıza çıkan hemen her durumda nasıl olunması gerektiği maddeler halinde açıklanmış. Bunlar peygamber efendimiz esas alınarak hazırlanmış. Mesela günlük hayatımızda ki en basit ticaret işinden evlilik meselesine, insanın bir iyilik yaparken nasıl olması gerektiğinden, yardım isterken nasıl davranılması gerektiğine kadar hemen her konu kısa maddeler halinde açıklanmış. Bugün avrupanın tuvalet adabını yeni öğrendiğini Büyüleyi Bağırsak kitabında anlatıldığını söylesem ve Gazali'nin ise yüzyıllar önce en basit bu konuyu bile bu kitabında açıkladığını söylesem ne düşünürdünüz acaba. Kitap her yaş grubuna hitap ediyor hemen herkes okuyabilir. Hatta bir kez okunmakla kalınmamalı fırsat buldukça açıp okunmalı. Her okuduğunuzda belki küçük gibi görünen ama önemli yanlışlar yaptığınızı görebilirsiniz. Kitabın her seferinde farklı şekilde canlılığını koruyacağından ve bundan asırlar sonra bile insanlara hitap edebileceğinden eminim. İlke yayıncılığın daha önce kitabını okuduğumu hatırlamıyorum. Burada teşekkürü bir borç bilirim. Bu kitapla çok güzel bir çalışmaya imza attıklarını rahatlıkla söylebilirim. "İkra" emrinin bilincinde olmak duasıyla...
Muhakkak herkesin okuması gereken çok değerli bir kitap. Özellikle okuyan ilimle uğraşmak isteyen kişiler için yol gösterici bir kitap. İmam Gazali'nin en beğendiğim kitabı oldu. Herkese öneririm.
Uzun uzadıya bir inceleme kesinlikle yapamayacağım.
Neden bu kadar az okunmuş bir kitap olduğunu da anlamadım ve açıkcası üzüldüm üstelik bir saat de rahatlıkla okunabilecek bir kitap.
Dili çok sade ve anlaşılır. Mutlaka okunmalı.
Aslında her kesimden her insanın okuması gereken bir kitap. İçi öğütlerde dolu bir kitap. Zengin fakir işçi işveren herkesin okuması gereken bir kitap. Çok çok beğendim 3 defa okudum.
Özellikle ilim yolcularının mutlaka okuması gerektiğini düşünüyorum. İçerisinde toplumun her kesimi için dinlenmesi gereken öğütler bulunuyor. Zaten kısa da bir kitap sıkılmadan okuyabilirsiniz.
Eğer bir kişi iç alemin yolculuğundan acizse ve ondan uzak kalmışsa, zahiri yolculuk yapmalı, bedenini bir yerden bir yere dolaştırmalı. Her yerden bir faydalı ibret edinmeli. Bu da kendi ayağı ile Kabe'ye giden, zahiri Kabe'yi gören ve tavaf eden kişiye benzer.
İç âlem ile yolculuk yapan kişinin de benzeri şudur: O kimse yerli yerinde otururken, Kabe onun ayağına gelir. O kişinin çevresini dolaşır, tavaf eder. Bütün sırlarını ona açıklar.
Adab-ı Muaşeretİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 2017279 okunma
Genel hatları ile İslam-i kaidelere hakim olmak ve hayatımızı bu kaidelere göre şekillendirmek, idame ettirmek isteyen tüm kardeşlerime naçizane önerimdir. Kitabın içerisinde kafanızda ki, doğru nedir ? Nasıl daha doğru yaşanabilinir ? Huzurlu yaşamak için nelere dikkat edilmelidir? Gibi sorulara yanıt olabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum. Aslında hangi dönemde okunulursa okunsun. İnsanların temel sorunlarını dile getirmiş olmasından mütevellit ihtiyaç duyulacak bir başucu kitabıdır. Şimdiden okuyacak arkadaşlarıma hayırlı okumalar diliyorum.
Adab-ı Muaşeretİmam Gazali · Gelenek Yayıncılık · 2017279 okunma
Gazzâlî (Farsça: الغزّالی) (d. 1058, Tus - ö. 18 Aralık 1111, Tus), Büyük Selçuklu Devleti devrinin İslam âlimi, filozofu, mutasavvıfı ve müderrisi. Fars asıllı olduğu sanılan Gazzâlî'nin lakapları Hüccetü’l-İslâm ve Zeynüddîn'dir. Genel olarak Gazzâlî ve İmam-ı Gazzâlî isimleriyle tanınmaktadır.
Gazzâlî Hicri 450 (Miladi 1058) yılında Horasan'ın Tus şehrinde doğmuştur. İlk öğrenimini Tus'ta Ahmed bin Muhammed er-Razikânî’den almış, daha sonra Cürcân şehrine giderek Ebû Nasr el-İsmailî’den eğitim görmüş daha sonra 28 yaşına kadar Nişabur Nizamiye Medresesi’nde öğrenim görmüş, itikadî düşünce olarak Ebü'l Hasan Eş'arî’den ve ameli görüş olarak ise Şafiî'den etkilenmiştir. Hocası İmam-ı Harameyn lakaplı Abdülmelik el-Cüveynî 1085 yılında ölünce Nişabur’dan Büyük Selçuklu Devleti’nin veziri Nizamülmülk’ün yanına gider. Nizamülmülk'ün huzurunda olan bir toplantıda verdiği cevaplarla diğer bilginlerden üstünlüğünü kanıtlayarak 1091 yılında Bağdat’taki Nizamiye Medresesi'nin baş müderrisliğine tayin edilir. Burada bilgisi ve edindiği öğrenci topluluğuyla kısa sürede ün ve saygınlık kazandı. Tasavvuf'a yöneldi ve Ebû Alî Farmedî'nin tesiriyle bu alanda yoğunlaştı. Bu ilgi ve hac arzusuyla medresedeki vazifesini bırakarak 1095 yılında Bağdat'tan ayrıldı ve Şam'a gitti. Şam da iki yıl kaldıktan sonra 1097 yılında hacca gitti.
Hac sonrası Şam'a döndü ve buradan Bağdat yoluyla Tus'a geçti. Şam ve Tus'ta bulunduğu sürede uzlet yaşamı sürdü ve tasavvuf alanında ilerledi. Bağdat'tan ayrılışından on bir yıl sonra 1106 yılında Nizamülmülk’ün oğlu Fahrülmülk'ün ricası üzerine Nişabur Nizamiye Medresesinde tekrar eğitim vermeye başladı. Buradan kısa süre sonra Tus'a dönerek yaptırdığı tekkede müritleriyle birlikte sufi yaşamı sürdü. Gazzâlî 1111 (Hicri 505) yılında doğum yeri olan İran'ın Tus şehrinde öldü.
Gazzâlî’nin yaşadığı dönemde İslam âleminde siyasî ve fikrî büyük bir karmaşa hakimdi. Bağdat’ta Abbasi halifelerinin gücü zayıflamasına karşın Büyük Selçuklu Devleti’nin sınırları genişliyor ve nüfuzu artıyordu. Melikşah’ın veziri Nizamülmülk savaş meydanlarında zaferler kazanıyor, ilim meclisleri denilen tartışma ortamlarını ve medreseleri açıyordu. Bu dönemde Mısır tahtında Şiî-Fâtımî hanedanı vardı. Avrupa’da ise Endülüs Emevi Devleti gerilemekte idi.
İlk Haçlı Seferi de Gazzâlî döneminde yapılmış, Gazzâlî 40 yaşında iken Antakya haçlılarca kuşatılmış bir yıl sonra da Kudüs ele geçirilmiştir. Hasan Sabbah ve Ömer Hayyam da Gazzâlî ile aynı çağda yaşayan tanınmış kişilerdir. İslam âlemindeki bu karışıklığı fikrî bir çöküntü tamamlıyordu.
Gazzâlî'nin öğrenme merakı onun çok sayıda dini ve fikrî akımları araştırmasına neden oldu. Yaşadığı dönemde hakikati bulmak isteyen insanların dört kısıma ayrıldığını ve her birinin hakikati kendi yolunda aradığını gördü. Bunlar; felsefeciler, kelâmcılar, sûfiler, bâtınîlerdi. Hepsinin görüşlerini inceleyerek; kelâm, felsefe ve Bâtınîlik yolunu kitaplarında ayrıntılarıyla tenkit etti ve sûfilerin yolu olan tasavvufa yönelerek hakikati bu yolda aradı.