Osman Güman

Osman Güman

YazarDerleyenÇevirmenEditör
9.7/10
89 Kişi
·
242
Okunma
·
2
Beğeni
·
286
Gösterim
Adı:
Osman Güman
Tam adı:
Doç. Dr. Osman Güman
Unvan:
İlahiyatçı Yazar, Çevirmen
Doğum:
5 Ekim 1976
Yazara henüz alıntı eklenmedi.
91 syf.
·10/10
İslam alimleri içerisinde belkide en büyüğü İmam Gazali'dir. Onu böyle büyük bir alim ya da ilim adamı yapan en önemli özelliği belkide adabıydı. İşte bu eser günlük hayatta bildiğimiz ama unuttuğumuz yanlışları bizlere hatırlatıyor bilmediğimiz şeyleri bizlere öğretiyor. Dini kitapların okunmasında genelde yaşanan en büyük sıkıntı kitabın kalın ve anlaşılması zor olduğu yönünde oluyor. Bu kitap gayet sade anlaşılır ve duru bir üslupla yazılmış üstelik çok da kısa. Günlük yaşamda karşımıza çıkan hemen her durumda nasıl olunması gerektiği maddeler halinde açıklanmış. Bunlar peygamber efendimiz esas alınarak hazırlanmış. Mesela günlük hayatımızda ki en basit ticaret işinden evlilik meselesine, insanın bir iyilik yaparken nasıl olması gerektiğinden, yardım isterken nasıl davranılması gerektiğine kadar hemen her konu kısa maddeler halinde açıklanmış. Bugün avrupanın tuvalet adabını yeni öğrendiğini Büyüleyi Bağırsak kitabında anlatıldığını söylesem ve Gazali'nin ise yüzyıllar önce en basit bu konuyu bile bu kitabında açıkladığını söylesem ne düşünürdünüz acaba. Kitap her yaş grubuna hitap ediyor hemen herkes okuyabilir. Hatta bir kez okunmakla kalınmamalı fırsat buldukça açıp okunmalı. Her okuduğunuzda belki küçük gibi görünen ama önemli yanlışlar yaptığınızı görebilirsiniz. Kitabın her seferinde farklı şekilde canlılığını koruyacağından ve bundan asırlar sonra bile insanlara hitap edebileceğinden eminim. İlke yayıncılığın daha önce kitabını okuduğumu hatırlamıyorum. Burada teşekkürü bir borç bilirim. Bu kitapla çok güzel bir çalışmaya imza attıklarını rahatlıkla söylebilirim. "İkra" emrinin bilincinde olmak duasıyla...
610 syf.
·13 günde·9/10
''Müftüler sana fetva verse de sen kalbine danış!''

Bu cümle sanırım kitabın en güzel manası yüksek bir özeti idi. Aslında biliriz ki Abdülkadir Geylani olsun, İmam Gazali olsun islam alimlerinin benimsediği tasavvufu günümüzce hep yanlış yorumladık. Hayatımıza madalyonun diğer yüzü ile yansıtıldığı kanaatindeyim. Günümüz videolarında gördüğümüz hoş olmayan tarikat görüntüleri, siyasal ve sosyal hayata yansımaları elbette ki bu tabloyu böyle yorumlamamızda etken olmuştur. Gün geçmiyor ki ülkemiz ve Dünyamızda hep bu tarikat ve mezhepçilik çıkıyor her olumsuz vakanın başından. Terör olayları, intihar vs. Bakın yazdığım kelimeler bile hayli yol aldı ki taa teröre vardı.

Hayatımda her kitabı sanki beynimde bir süzgeç varmış gibi olaraktan okudum. Bu kitabı okurken de asla şu büyük alim şu büyük evliya duygu ve mahiyetleri ile değil, Yüce kitabımız Kur'anın ışığıyla okumaya çalıştım elimden geldiğince. Yeri geldi eleştirdim, yeri geldi derin bir manayı aleme daldım. Öncelikle bu eserde Abdülkadir Geylani Hazretleri asla bir ( meslek arkadaşını) grubu veya bireyi övmüyor. Amannn! Bu eser tasavvufi deyip okumazsak çok şeyler kaybedebiliriz. Oku, eleştir yap, beğenme, tartış ama oku. Çünkü eserin içeriğinin yüzde doksanı hep Yüce Yaratıcı Allah'ı anlama ve tanıma, buna ek olarak Kur'andan ayetlerle besleme olarak karşımıza çıkıyor. Hatta günümüz İslam alimlerinin ve sosyal tabakanın zayıf veya sahih senetli hadislere bakış açısını bildiğim için, ne kadar şaşırılası bir şeydir ki kitapta hadis oranı çok ama çok az. Nerdeyse sitem bile ettim yazara. Hz. Peygamberi neden bu kadar az anıyor diye? Ha, şöyle yorumlamayalım lütfen? Üstünlük veya afedersiniz bir kazımama( tınmama) açısı değil bu. Haşa! Yeri gelince elbetteki Hz. Peygamberimizin ahlakını ve kişiliğini anlatıyor. Evet, ne demiştim? Günümüz insanı hani, uydurma hadis ve Peygamberimizin de bir insan olduğunu hep haykırıyor ya, işte Geylani de bunun üzerine eğilmiş: Peygamberimizin bir insan olduğunu, Kur'an rehberinde insanlara Rabbimizi tanıtmayı ve O'na inanmayı öğütlediğini belirtiyor, hadislerinde sağlamlığı hakkında küçük dipnotları ayrıca kendi bilhassa eklemiş 11. asırda kitabına.

Bu kitap namaz, abdest ve oruç gibi, veyahut nikah, evlilik gibi konulara eğilmemiştir. Sadece Allah'a nasıl yaklaşabiliriz? Onun rızasını nasıl kazanabiliriz, O'na giden yoldaki engellerin neler olduğunu anlatıyor. Dünya ve ahiretin bu sevgiye etkileri nelerdir? Nefis neden Dünya'yı ister sorularının cevaplarını yazmaya çalışmış. Dünyalık edinen insanların Allah'ı unutmaya sevkedeceğini belirtiyor. ÖNEMLİ! Günümüz insanları olarak laiklik, riyakarlık ve münafıklık konularından yakınırız. Bu terimlerin etkisini; işte laiklik önemli bir konu olduğunu, münafıklığın da en kötü bir haslet olduğunu söyleriz. İşte bu eserde de Münafık ve riyâkarcıların kıldığı namazların boş olduğunu, zalim yöneticilerin sonunun hüsran olacağını anlatıyor. Allah'tan korkmamız ve insanların hakkına tecavüz etmememiz sanırım kitaba yönelmemiz için büyük sebeplerdir.

62 adet sohbetten derlenen bu kitap; insanın gerçekleşecek olan ölümü hep hatırlamamızı, Allah'a karşı korku ve ümit arasında bağlanmamızı, insanlığın benimsediği hak, hukuk ve eşitlik kavramlarının imanımız ile bağlantılı olduğunu, eğer bir insanın hakkına girersek en büyük azapları çekeceğimizi, kadınlara ve yaşlılara hürmet edeceğimizi, Dünya hayatının boş ve eğlenceden ibaret olup esas hayatın sonsuz ve ebedi Ahiret olacağını ve davranışlarımızı bu çizgide sürdürmemizi gerektiğini anlatıyor.
Son olarak eleştirime gelecek olursak Geylani, bazı sözlerle ister istemez bir - benlik- sıfatına yaklaşmış bulunuyor. Ayrıca neye dayanarak söylüyor şöyle bir cümlesi vardı: İlk insan Hz. Adem'in Süryanice konuştuğu ve mahşerde de İnsanların Süryanice, Cennete girdikten sonra ise Arapça konuşacağını söylüyor (belirtmiş). Bana biraz basit ve doğru olmayan bir yaklaşım gibi geldi. Araştırmak lazım. Eser eksik yönlerimi tamamlamamı , Yüce Rabbimizi biraz daha tanımamı sağladı. Dediğim gibi bana olumsuz gelen görüşleri eledim. Ve ikinci bir son olarak Yazarında üzerinde en çok durduğu duayı şu ayetle tekrar ediyorum:
Rabbimiz! Bize dünyada iyiyi, ahirette de iyiyi ver, bizi ateşin azabından koru! Amin. (Bakara 201. ayet)
409 syf.
·10/10
Bu eser, Abdulkadir Geylani'nin yaptığı vaaz ve sohbetlerin bir derlemesidir ( müridleri tarafından) .
" Ey oğul!/Yazık sana!/ Ey davar sürüsü!/ A hainler!/Ey ahmak!/Ey cemaat!/A münafiklar !/Ey avam!/Ey hükümdarlar!/ Ey batıl!/Ey heves!..vs." gibi doğrudan hitap cümleleri ile her seviyeden insana,topluluğa seslenmektedir. Bu sesleniş,kalpteki ışığı,sevgiyi ve merhamet duygusunu beslemek,büyütmek ve belki kaybettiğimiz bu duyguları tekrar açığa çıkarmak,kişiyi insan-ı kamil mertebesine yükseltmek içindir.

Hz. Geylani'nin ,her kesimden insanın anlayıp istifade edebileceği meseleler,öğütler ve kıssaları renkli bir üslup ile dinleyicilerine nakledip kalpleri yumuşatmaktadır. Ve kalpleri yumuşatmaktan ziyade,insanın dünyada ebediyen kalmayacağını,sadece dünya hayatı için değil,ahiret hayatı için de çalışmak gerektiğini "A bilgisiz! Senin bununla ne işin var? Sen nefsinin,dünyanın ve hevanın kölesisin,onları ortak koşuyorsun. Çünkü yarar ve zararı onların verdiğini düşünüyorsun.syf:88/ Oğlum!Meslek öğrenmeye ihtiyac duyduğun için yorulup koşuyorsun. Güzel ve sağlam bir sey yapmak için bin kere yapıp yıkıyorsun . Yapıp yıkmayı bıraksan Allah sana yıkılmayacak bir bina yapar.syf:105 " sözleriyle hatırlatıyor.

Bu eser,eylemlerimize çeki düzen vermeye,görünenin ötesine varmaya ve ahiret kaygısını güçlendirmeye yönelik güzel bir rehberdir.

Bohem hayatı yaşadığım şu son zamanlarda bu eseri okumak,manevi anlamda ruhumu ve kişiliğimi derinden etkileyip,huzuru ve sakinliği anlamamda bana rehber oldu diyebilirim.

Hayatı sorgulayan, kendini derin bir boşluğun içinde hissedip anlam arayışında olan herkese,bu eseri okumalarını/okumanızı tavsiye ederim.

Şen ve esen kalınız :)
91 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Uzun uzadıya bir inceleme kesinlikle yapamayacağım.

Neden bu kadar az okunmuş bir kitap olduğunu da anlamadım ve açıkcası üzüldüm üstelik bir saat de rahatlıkla okunabilecek bir kitap.

Dili çok sade ve anlaşılır. Mutlaka okunmalı.
Zuu
Zuu El - Fethu'r - Rabbani : Alemlerin Anahtarı'ı inceledi.
Nefise çok ağır gelen aynı zamanda dünyalık şeyleri, gözümüzde büyüttüğümüz sorunların ne kadar önemsiz olduğunu hissettiren ve de asıl ilgilenmemiz gereken şeylerden ne kadar da uzak olduğumuzu söyleyen sohbetler.. sindire sindire okunmalı...
409 syf.
·Beğendi·10/10
Abdülkadir Geylani'nin birbirinden değerli sohbetleri bu kitapta derlenmiş, çok güzel bir eser çıkmış ortaya. Hakikati arayanlar için bir rehber niteliğinde.
409 syf.
·52 günde·Beğendi·10/10
Abdülkadir Geylani Hazretlerinin yaptığı vaaz ve sohbetlerin, müridlerince derlenmesinden oluşuyor.Geylani Hazretlerinin tasavvufi yaklaşımını derli toplu bir şekilde içeren bu kitapta, manevi gelişim yolları, kişiyi insan-ı kamil mertebesine yükselten yöntemler, en etkili biçimde doğrudan hitap cümleleriyle öğretiliyor.
Lorin
Lorin El - Fethu'r - Rabbani : Alemlerin Anahtarı'ı inceledi.
409 syf.
·10/10
Her sayfası, her cümlesi ders niteliğinde. Sözleri tokat niteliğinde. Şunu fark ettim, okuduğum çoğu kitap bende bir uyanışa vesile oluyor. Bu kitap tam da böyle. Okumayan çok şey kaybeder bence. Başucu kitaplarınızdan biri olacaktır eminim. Şeyh Abdülkadir Geylani Hzlerinin sohbetlerini sanki birebir dinliyor gibi oluyorsunuz. Sanki kızarken bizzat size kızıyor gibi. Okudukça ‘ne kadar haklı, vallahi öyle’ diyeceksiniz. Allah razı olsun, Allah rahmet eylesin, Peygambere komşu eylesin.

Yazarın biyografisi

Adı:
Osman Güman
Tam adı:
Doç. Dr. Osman Güman
Unvan:
İlahiyatçı Yazar, Çevirmen
Doğum:
5 Ekim 1976

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 242 okur okudu.
  • 58 okur okuyor.
  • 295 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.