Adem YEŞİL

Adem YEŞİL
@Adem_YESiL
#98016859 - ❝Q3/2024 gelecek ve kariyer odaklı yeni bir oyuna başlanıldı.❞ - ❝Bellum omnium contra omnes.❞ -
“-de -da eklerini ayıramıyorum ama 5 bin kitap okudum”
At yalanı cumhurbaşkanı öpsün inananı adlı balkon konuşmama hoş geldiniz 🫶🏻 Az önce şöyle bir sıkı okuyan çok okuyan okurlara bakayım dedim ilk üçte yazı yazmayı bilmeyen okurlar var ve 5-6 bin kitap okumuşlar :D mükemmel değil mi? Sanırım bazıları bir yerden sonra kitap eklemekten sıkılmış olacak ki ara vermişler ve zaten herhangi bir insan bizim “okuduğumuz” (ama daha yazım diline dair bir fikrimizin olmadığı) bu evreye ulaşamaz namımız yürüsün diyerek uzaklaşmışlar biraz… Bir liste gözüme çarptı, liste gün tabağı gibi ama hani güzel kardeşim kısırın üzerine profiterol dökmezsin, bi dengesi olur bu işin, aman beee gece gece Nietzsche’mi imamların içinde görünce hüzünlendim :D Bir de lütfen dil kurallarını bilmiyorsanız kitap okuduğunuzu iddia etmeyin ya, nerenizle okuyorsunuz ya da okuyor numarası yapıyorsunuz diye sorarlar insana… Aha da sordum :d
Adem YEŞİL isimli okura yanıt verildi
Adem YEŞİL
Δες Τινα 🤣🤣🤣
Reklam
“-de -da eklerini ayıramıyorum ama 5 bin kitap okudum”
At yalanı cumhurbaşkanı öpsün inananı adlı balkon konuşmama hoş geldiniz 🫶🏻 Az önce şöyle bir sıkı okuyan çok okuyan okurlara bakayım dedim ilk üçte yazı yazmayı bilmeyen okurlar var ve 5-6 bin kitap okumuşlar :D mükemmel değil mi? Sanırım bazıları bir yerden sonra kitap eklemekten sıkılmış olacak ki ara vermişler ve zaten herhangi bir insan bizim “okuduğumuz” (ama daha yazım diline dair bir fikrimizin olmadığı) bu evreye ulaşamaz namımız yürüsün diyerek uzaklaşmışlar biraz… Bir liste gözüme çarptı, liste gün tabağı gibi ama hani güzel kardeşim kısırın üzerine profiterol dökmezsin, bi dengesi olur bu işin, aman beee gece gece Nietzsche’mi imamların içinde görünce hüzünlendim :D Bir de lütfen dil kurallarını bilmiyorsanız kitap okuduğunuzu iddia etmeyin ya, nerenizle okuyorsunuz ya da okuyor numarası yapıyorsunuz diye sorarlar insana… Aha da sordum :d
Adem YEŞİL
Çok tehlikelisin sen! Sayende tüm foyamız ortaya çıktı ve o pek kıymetli kirli çamaşırlarımız şimdi herkesin diline pelesenk olacak! 🙄
Düşünce bulantıları
Eskiden ne güzel yorum yapardım kimse de kaldıramazdı yorumu, şimdi herkes pat pat yorum kaldırıyor 🥹 ama öte yandan ben de kaldırıyorum, ülkece geldiğimiz halet-i ruhiye bu oldu maalesef, tahammül edemiyoruz başkasına, ötekine. Oysa bu yaşamda en öğretici olan, bizden olmayandır. Düşünceler çarpıştıkça güzeldir, çarpıştıkça sorgulatır, düşündürür, öğretir. Keşke hapse atmak yerine pardon :d yorumları kaldırmak yerine onlara karşılık verebilsek. Ötekini evetleyebilmek, kendini hayırlamak demek değildir, kendi evetini yeni bir gözden görebilmektir. Diğer türlü düşünce hapishanesinde kalıyoruz, işin kötüsü içeriden kilitli. Kendi kafesimize mahkumuz.
Felsefe-Düşünce
Adem YEŞİL isimli okura yanıt verildi
Adem YEŞİL
Δες Τινα Sen de bilirsin ki; Foucault’nun iktidar kavrayışı, klasik anlamda iktidarın yalnızca baskı uygulayan merkezi bir kurumdan (devlet, yasa, otorite figürleri vs.) kaynaklandığı fikrine karşı durur. İşte buna sebep olarak, iktidarı, toplumsal ilişkiler ağına yayılmış, mikro düzeyde işleyen, bireyler üzerinden yeniden üretilebilen bir mekanizma olarak tanımlar. İşte bu sözü de "Artık iktidar sizsiniz" ifadesi de bu bağlamda, bireyin yalnızca iktidarın nesnesi değil, aynı zamanda öznesi olduğunu vurgulamakta. Artık günümüzde (birtakım yitik) bireyler, sosyal normları kendi çaplarında içselleştirerek otosansür uygulamakta, başkalarını hep; tüm bugüne dek olanlar silsilesinden “sizler sorumlusunuz” kavramına çekmeye çalışmakta, kendi eşrafından farklı olanları dışlayarak iktidarın söylemini, aslında bu kitleden beklentisini hep yinelemektedirler. Aha bu da tam olarak sevgili Foucault’nun “disipliner toplum”dan “biyopolitik toplum”a geçiş sürecinde tanımladığı iktidar türevlerinin, artık doğrudan bedenler ve yaşam tarzları üzerinden işlerlik kazandığını gösterir. Tam da bizim bahçenin tanımına uygun düşüyor (!) Vallahi haklısın! "Biz farkındayız ama sonraki nesiller farkında bile olmayacak" söylemin, Antonio Gramsci’nin hegemonya kuramı ile de fazlasıyla örtüşmekte. Bu artık bu çağda egemen ideolojilerde, zaman içerisinde “doğal” ve “kendiliğinden olan, süregelen”miş gibi algılanmakta ve birçoğunda da sorgulama refleksini bir hayli köreltmekte. Ay, yoruldum! 😅
Düşünce bulantıları
Eskiden ne güzel yorum yapardım kimse de kaldıramazdı yorumu, şimdi herkes pat pat yorum kaldırıyor 🥹 ama öte yandan ben de kaldırıyorum, ülkece geldiğimiz halet-i ruhiye bu oldu maalesef, tahammül edemiyoruz başkasına, ötekine. Oysa bu yaşamda en öğretici olan, bizden olmayandır. Düşünceler çarpıştıkça güzeldir, çarpıştıkça sorgulatır, düşündürür, öğretir. Keşke hapse atmak yerine pardon :d yorumları kaldırmak yerine onlara karşılık verebilsek. Ötekini evetleyebilmek, kendini hayırlamak demek değildir, kendi evetini yeni bir gözden görebilmektir. Diğer türlü düşünce hapishanesinde kalıyoruz, işin kötüsü içeriden kilitli. Kendi kafesimize mahkumuz.
Felsefe-Düşünce
Adem YEŞİL
Ah, nerede o eski 1K günleri... Kimseciklerde tahammülün haddi hududu yoktu ama yine de kimse yorumları kaldıramazdı, çünkü teknik olarak o meşhur "yorumu kaldır" seçeneği yoktu. 😅 Şimdilerde ise herkes hem kırılgan hem kendine admin. Herkes kendi evreninin en ilahi seçilmiş moderatörü. Ama haklısın, yorumları silmek kolay, yüzleşmek ise bir o kadar zor işte. Keşke “yorumunu sevdim ama sana katılmıyorum, hele sen gel bir de enine boyuna tartışalım” tuşu da olsaydı. Kim bilir, insan belki de yeni bir emoji icat etmeli: 🧠⚔️ – fikir çarpışması ama saygınında ötesinde bir okur sevgiyle. En son bir fikirle karşılaşınca öyle korktum ki, ben bile kendi yorumumu sansürledim (!) 😅 Ah şu içinde bulunduğumuz otokratik düzenin bizi itmiş olduğu o korku uçurumunun arifesi yok mu (!) Artık eleştiri gelmeden önce içimizdeki o nalet gelesicesi sansür kurum ve kuruluşu çalışıyor. Sanırım hepimiz kendi fikrimizin öz be öz gardiyanı olmuşuz da farkında değiliz. Üstelik o anahtarı da bilinçaltımıza atmışız 🙃
[...] bazı insanların yüzlerinde [...] müsamahasız bir katılığın izleri vardı.
Sayfa 117 - Yurt Kitap Yayın – 2. Baskı ~ Eylül 2004, ANKARA·Kitabı okuyor
Edebiyat
Mavi mürekkep isimli okura yanıt verildi
Adem YEŞİL
Evet, hayat ki ne hayat...
Reklam