Seda Durgun

Seda Durgun
@Ades7
Öğretmen
Lisans
20 okur puanı
Mayıs 2020 tarihinde katıldı

Seda Durgun

, bir kitap okudu
Puan vermedi·536 syf.·
51 günde okudu
·
2025 3. kitabı
Nazan Bekiroğlu
8.8/10 · 34bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Özetlersek, Smith erkek akrabalığının kabul edilmesiyle kadının toplumda ikincil bir yere oturtulduğunu, dindeki önemli konumunsa tanrıçanın elinden alınıp tanrıya verildiğini düşünmektedir. Gerçi Smith bu değişikliği epey doğal bir biçimde gerçeklermiş gibi göstermektedir, ama daha önce söylediğim ve ilerde ayrıntılı olarak üzerinde duracağım üzere, bu geçiş aslinda Yakın ve Ortadoğu’nun her yerinde sürdürülmüş şiddetli saldırılar, acımasız kıyımlar ve toprak savaşlarıyla başarılmıştır.
Sokak çalgıcısı ile bağışçısı değil, müzisyenle dinleyicisiyiz sadece. "Gidelim" diyorum Yasemen'e. "Hiç kimsenin yurdu yok burada." Yasemen kibarca ekliyor, daha doğrusu düzeltiyor: "Yurtlarından ayrı kalmamak için milletlerinden ayrılmışlar." Başımı kaldırıp Yasemen'e dikkatle bakıyorum. Umduğumdan çok fazlası.
Profesör Henri Frankfort 1948'de yayımlanan Kinship and the Gods (Tanrıların Akrabalığı) adlı yapıtında, "Mezopotamya' da tanrıça en yüce varlıktı" der ve "Çünkü tüm yaşamın kaynağı kadın sayılıyordu. Dolayısıyla tanrı da onun soyundan geliyor, oğlu olarak tanımlanıyordu. Kutsal evlilik törenlerinde, tanrıça önceliği baştan sona elinde tutuyordu. Evrende her şeyin kargaşa içinde olduğu durumda bile kadın Tiamat önder, Apsu'ysa onun erkek tamamlayıcısıydı" diye sürdürür.
Yedi bininci yılda Çatalhöyük'te "En büyük tanrı Tanrıça' ydı... der. İ.Ö. 5800 dolaylarında yaşayan bir cilalıtaş çağı topluluğunun eski Hacılar yerleşimini anlatırken "Yontucukların Tanrıça’yı tanımladığına, erkeğinse yalnız çocuk ya da sevgili olarak ikincil islevde görüldüğüne" dikkat çeker.