“Bize hayatı zorlaştıran insanların önemli bir kısmı kendi hayatlarını da kolay yaşamıyor, içlerinde devamlı bir çatışma hâlindeler. Dünyayla, insanlarla temas şekilleri böyle... Bu açıdan düşününce o insana karşı daha şefkatli hissettim.”
“Bu, vazodaki çiçeğin yalancı mutluluğuydu; aslında ölmüştü ama hiç sorun yokmuş gibi, yaşıyormuş gibi heybetliydi. Böyle insanlar olduğunu düşündüm. Nasıl heybetli ya da havalı göründüğün önemli değil bazen; canlı olmadıktan, yaşamadıktan sonra. Bazen solgun bazen renksiz bazen de hüzünlü olabilirsin, hiç sorun değil; önemli olan canlı olman, vazodaki ışıltılı çiçek olmaktansa…”