H Adıgüzel

H Adıgüzel
@Adg_
Kendi karanlığında yaşamayı seven; uzun, değişik, tuhaf cümleler kuran; kendini kurgusal karakter sanan varlık benim.
"Korkuyorum". Kendinden de şüphe duymak önemli
Ralph kaşlarını çatıp, yanmamış dalların karışık beyaz ve kara uçlarına baktı. Düşüncesini tam olarak belirtmeye çalıştı: "Korkuyorum." Domuzcuk'un başını kaldırıp ona baktığının farkındaydı. Beceriksizce konuşmasını sürdürdü: "Canavardan değil korkum. Yani ondan da korkuyorum ama ateş sorununu hiç kimse anlamıyor gibi. Sen boğulurken, biri sana bir ip uzatsa; bir doktor, bu ilacı iç, çünkü içmezsen ölürsün dese... Verdiklerini alırsın öyle değil mi? Yani bunu demek istiyorum." "Alırım, elbette." "Görmüyor mu bunlar? Anlamıyorlar mı? Duman işareti olmazsa, burada öleceğiz. Şuna bak!" Küllerin üstünde bir sıcak dalgası titremekteydi; ama en küçük bir duman izi yoktu. "Bir ateşi bile yanık tutamıyoruz. Onların umurunda değil! Dahası var..." Yoğun bir dikkatle, Domuzcuk'un terli yüzüne baktı: "Dahası da var: Kimi zaman benim de umurumda değil. Ya ben de ötekiler gibi olursam... Ya ben de umursamazsam. O zaman ne oluruz biz?" Derin bir sıkıntıya düşen Domuzcuk, gözlüğünü çıkardı: "Bilmiyorum, Ralph. İşleri yoluna koyup devam etmek zorundayız. İşte bu kadar. Büyükler böyle yapardı." Artık derdini söylemeye başlayan Ralph, durmadan içini döküyordu: "Domuzcuk, bozuk olan nedir?" Domuzcuk, hayretle Ralph'a baktı: "Yani şey mi demek istiyorsun?.." "Hayır, o değil... Yani... Neden her şey böyle bozuluyor?" Domuzcuk, gözlüğünün camını ağır ağır silerek düşündü. Ralph'ın onu artık iyice kabul etmeye başladığını anlayınca, gururdan yüzü pembeleşti: "Bilmiyorum, Ralph. Herhalde onun yüzünden." "Jack'ın mı?" "Jack'ın!" Jack adının söylenmesi de yasaklar arasına girmişti artık. Ralph, ağırbaşlı bir halle, evet dercesine başını salladı: "Evet" dedi. "Onun yüzünden herhalde."
Sayfa 169 - Her şeyi Jack'ten biliyorlar. Haklılar da :D (Bu alıntıyı yazmak zorundaydım, çok iyi)·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Daha Jack gelmedi.
Gittikçe daha kötü oluyordu bu ada.
Sayfa 169 - Ralph'in aklından geçen. Fikrimce Jack gelince her şey daha da batacak.·Kitabı okudu
Alıntı
Simon'un önünde, değneğe takılı duran Sineklerin Tanrısı, sırıtıyordu. Sonunda Simon dayanamadı; başını kaldırıp, Sineklerin Tanrısı'na baktı. Beyaz dişleri gördü, donuk gözleri gördü, kanı gördü. Simon'un gözleri, o çok eski, o yadsınmaz bilgiyi kabul etti. Simon'un sağ şakağında bir damar, beynini dövercesine zonklamaya başladı.
Sayfa 168 - Simon canavara dönüşeceklerini öngörmüştü. [Konudan bağımsız ikinci cümledeki "başını kaldırıp" ifadesinden sonra neden ", (virgül)" kullanılmış. Benim bildiğim zarf fiilen sonra virgül kullanılmaz.]·Kitabı okudu
Alıntı
Az kaldı. Jack adaya hükmedecek...
"Ya benim avcılarım?" "Silah yerine ellerinde değnek tutan çocuklar senin avcıların." Jack ayağa kalktı. Uzaklaşırken yüzü kıpkırmızıydı. Domuzcuk, tek camlı gözlüğünü takıp, Ralph'a baktı: "Yaptın yapacağını. Avcılarına karşı kaba davrandın." "Aman, kes sesini!" Beceriksizce öttürülen büyük denizminaresinin sesi, sözlerini kesti. Jack, doğan güneşe şarkı söylercesine denizkabuğunu öttürüyordu.
Sayfa 152 - Fikrimce Ralph Jack tehdidini hafife aldı. Jack liderliği aldığı an insanlık adada son bulacak.·Kitabı okudu
Alıntı
nihayetinde Ralph mükemmel bir lider değildi
Ralph, herkesin gözü önünde düşünmekten sıkılmıyordu artık. Günün kararlarını satranç oynarcasına alıyordu. Tek derdi, hiçbir zaman çok iyi bir satranç oyuncusu olmayacağıydı.
Sayfa 141 - Satranç oynarken hamle yapmadan önce tüm taşları kontrol etmeniz gerekir çünkü eğer kontrol etmezseniz geri dönülmez hatalar yaparsınız.·Kitabı okudu
Alıntı