H Adıgüzel

H Adıgüzel
@Adg_
Kendi karanlığında yaşamayı seven; uzun, değişik, tuhaf cümleler kuran; kendini kurgusal karakter sanan varlık benim.
"Kimsin sen? Bir bilse! Sofie Amundsen'di tabii, ama kimdi bu Sofie Amundsen? İşte bunu doğru dürüst anlamış değildi henüz. Ya başka bir adı olsa? Mesela Anne Knutsen. Birdenbire başka biri mi olacaktı o zaman?
H Adıgüzel
Demek ki sahip olduğu isim Sofie'ı Sofie yapan unsur değil...
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Canavar kelimesini de insan uydurmamış mıdır zaten?
Simon, Ralph'a sokulmuş, elini denizkabuğunun üstüne koymuştu. Simon, tehlikelerle dolu bir gereksinme içindeydi. İlle konuşmak istiyordu; ama bir toplantıda konuşmak, korkunç geliyordu ona. Duraksaya duraksaya, "Belki" dedi, "bir canavar vardır belki." Toplantıdakiler, yabansı seslerle bağrıştılar. Ralph, hayretler içinde ayağa kalktı: "Sen mi, Simon? Sen mi inanıyorsun buna?" Simon, "Bilmiyorum" dedi. Yüreği öylesine atıyordu ki, tıkanır gibiydi: "Ama..." Fırtına patlak verdi: "Otur yerine!" "Çeneni kapa!" "Denizkabuğunu al!" "Kes sesini!" Ralph bağırdı: "Dinleyin onu! Denizkabuğu onda!" "Demek istediğim şu... Bizden başka canavar yok belki..."
Sayfa 105 - Büyüklerden biri olduğu için Simon'ın böyle çocukca bir duruma inanır gibi olması bu kadar tepki topladı.·Kitabı okudu
Alıntı
H Adıgüzel
Tüm kitabı Simon'un büyük çocuk olduğunu düşünerek okumuştum. Sonsözde fark ettim küçüklerden olduğunu.
Savaşın uyandırdığı gölge
8/10
·261 syf.··
2024 25. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 13:34
(Az spoilerlı) Bu eserde savaştan uzaklaştırılmak için bir uçakla güvenli bir bölgeye götürülmek istenen İngiliz çocuklarının bir mercan adasına düşmesi neticesinde çocukların adada mahsur kalması anlatılır. Başlarda gayet iyi ve mutlu olan bu ada çocukların korkularıyla birlikte bir cehenneme dönüşür. Çocukların korkmasını normal karşılayabiliriz belki fakat çocukların korkuları sebebiyle yaptıkları fiiller geri dönülemez hatalara neden olmuştur. Korkuları çocukları vahşileştirmiş, insanlıktan çıkarmıştır. En ilginci ise çocuklarının bu korkularının kendilerinden kaynaklanmasıdır. Başlarda sadece küçük çocuklar canavar gördüklerini söylerken daha sonralarında korkaklıktan hoşlanmayan ve büyük çocuklardan olan Jack bile "Ama sanki sen avlanmıyorsun da...seni avlıyorlar. Sanki biri var, senin hep peşinden gelen." demiştir. Çocuklardan Simon ise canavarın kendileri olduğunu söylemiş ve haklı da çıkmıştır. Kitapta Jack'in en başından beri Ralph'in lider olmasını sindirememesi de adayı cehenneme çeviren etkenlerdendir. Jack'in eserin ilerleyen kısımlarında bu kadar vahşileşmesi diğer çocuklar gibi onun da savaşa maruz kalmasıdır. Savaştaki vahşilik ve korku çocukları da etkilemiş ve içlerindeki karanlığı canlandırmıştır. Kimi çocuklar karanlıkta boğulmuş, kimisi ölmüş, kimisi ise karanlıktan kurtulmuştur. Kitapta zıt kutupları (iyilik ve kötülük) sembolize eden karakterler vardır (Simon ve Roger). Bazı çocuklar ise iki taraftandan da parçalar taşır (Jack ve Ralph). Sineklerin Tanrısı bizlere içimizde her zaman bir kötü taraf (gölge, Hyde*) bulunduğunu ve bunun melek olarak tanımlayabildiğimiz çocuklarda bile bulunduğunu da anlatır. Kitaptaki karakterlerin benim zihmindeki karşılıkları: Jack: av, et Simon: hayalgücü, öngörü Domuzcuk: bilgelik, denizkabuğu Ralph: ateş Eric
Edebiyat
Sineklerin TanrısıWilliam Golding · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,5bin okunma
H Adıgüzel
İncelemeyi ilk kaydettiğimde internet gitti. Bu sebeple incelemenin yarısı internet gitmeden önce yazıldı (önceki incelemenin taslağının tamamı kaydedilmemişti), anlam sorunu yaşanabilir.