Nilgün Marmara varoluşsal sancılara tutulmuş yaşadığı hayatla şiirlerinde kullandığı dille gerçek anlamda anlaşılamamış bir şair.Şiirlerinde kendine özgü kullandığı bazı kelimeler şiir dilinin ağırlaştırmış. Nilgün Marmara 'nın şiirlerinin şiirden öte felsefik yanı ağır basan bir uslubu var.
Okuduğum şiir kitabından çok varoluşsal sorunlar yaşayan hayatla bir türlü barışamayan ilgiye muhtaç bir insanın serzenişlerini haykıran bir yaşam öyküsü.
Sylvia Plath üzerine incelemeler yaptı. Plath'ın bireyin yalnızlığına ve varoluş sorununa bakışı genç şairi etkiledi. Nilgün Marmara, şiirlerinde çoğunlukla, 1. tekil kişinin düşle gerçek arasında gidip gelen, kırılgan izleklerini kullandı.
Yaşadığı hayatı diğer hayat için bir geçiş olarak gördü. İntaharla hayatına son vermiştir.
Şiirlerinden birkaç alıntı :
Niye izin vermiyorsun yoluna kuş konmasına
niye izin vermiyorum yoluma kuş konmasına niye kimselerizin vermez yollarıma kuş konmasına?
"Öyle güzelsin ki kuş koysunlar yoluna" bir çocuk demiş.
Ey, iki adımlık yerküre
Senin bütün arka bahçelerini
gördüm ben!
Üşümüşüm ...
Bu yaklaşan kışla değil,
Deniz ürpertisi, göğün alacasıyla değil,
Ellerimin soğukluğu hep bir kalabalıkta.
Kaçışının gizini gönlünde tuttuğun
Bilisiz aşkı
(nı) ver bana!
Üşümeyeyim ...
Ve bu an itelediğim ilençlediğim,
kutlandığını, tapınarak sarmalandığını
bu anda
Toprakla kapanmış bir deniz cesedi üzre
oturmuşum o ak melek tenli tahtın