Adnan

Adnan
@Adnan_rsl
Az insan çok kitap = Huzur
"Adlandırılmış olan şimdiden yitirilmiş değil midir ?"
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
"Biraz üzgün ve Ömer öfkesinde biraz Öyle hisab Katındayım ki katlim savcılardan sorulmaz..."
Asil yalan
Hangi koşullarda yalan söylemek doğrudur? Platonun düşüncesi olan asil yalan devletin, toplumun birliğini sağlaması için yalan söylemesi olarak tanımlanır. Platonun devlet adlı eserinden alıntı : Toplumdaki herkes kardeştir fakat Tanrı herkesi eşit yaratmadı. Önder olanların mayasına altın katmıştır. Yardımcıların mayasına gümüş, çiftçiler ve işçilerin mayasına demir ve tunç katmıştır. Platonun bu düşüncesi sınıfsal farklılığı doğallaştırır. Kişiler bu düşünceyi kabullendiği zaman asla kendi varlıkları hakkında düşünmezler, sorgulamazlar. Doğrudan otoriteye itaat ederler... İşte bu siyasal topluluğun refahı, mutluluğu için gereklidir. İşte bu asil yalandır. Bireylere kendi doğaları hakkında yalan söylemek ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır. Aslında Asıl sorun toplumu birlik olarak görmektir. Platon toplumu organik bir bütün olarak görür. Toplumun bütünün bireylerin tek tek hepsinden daha değerli olduğu bir bütün. Yani birlik kavrayışı "siyasi birlik" Bireysel özgürlüğü ortadan kaldıran bir düşünce bu. O yüzden toplum birlik değil, çokluktur. Nüfus elbette birçok farklılıktan oluşur. Ancak halk bu çeşitliliği bir tekilliğe indirger ve nüfusa bir özdeşlik dayatır: Halk Birdir. Çokluksa aksine çokluktur. Çokluk asla bir tekilliğe yada tek bir özdeşliğe indirgenemeyecek kadar farklıdır. Farklı emek biçimlerini, farklı yaşam tarzlarını, farklı dünya görüşlerini ve farklı arzuları kapsar. Toplum, özdeşleşen tektipleşen homojen bir birlik değildir. Bireylerin farklılıklarının öne çıktığı melez bir çokluktur. Kaynak: Çokluk adlı eser
İktidar suistimale yakındır, Mutlak iktidar ise suistimalsiz yapamaz. İktidar insanı bozar, Mutlak iktidar ise mutlaka bozar...
Demokrasi
Halkın halk tarafından halk için idaresi olarak tanımlar Abraham Lincoln demokrasiyi. Platonun devletinden alıntı: Eğer ki deniz yoluyla yolculuk yapmak isteseydin, geminin kontrlonünün kimde olcağına nasıl karar verilmesini isterdin? Rastgele ve herhangi bir grup insan tarafından mı yoksa deniz seyahatleri konusunda deneyimli, bilgili ve eğitimli insanlar tarafından mı? Nasıl olurda bir ülkedeki yetişkin insanların rastegele ve herhangi bir grubunun bir ülkeyi kimin yöneteceğine karar verebilecek donanımda olduğunu düşünebilmekteyiz? Demokrasi halkın eğemenliğidir ama bir halkın kendisini yönetebilmesi için eğitim şarttır. Demokrasi bir eğitim bir işidir. İyi eğitim olmazsa demokrasiden demogoglar ortaya çıkar. Demogoglardan da diktatörler... Bunun örneğini malasef gördük. Adolf Hitler de demokrasiyle yönetime gelmişti ve acı sonunu gördük. Karl Popper a göre ise : Demokrasiyi, demokratik bir devletin siyasal yetersizlikleri yüzünden suçlamak hata olur. Suçlanması gereken bizleriz... Yani demokratik devletin yurttaşları. Sokrates eleştirdiği sistemle idam edildi. Oy veren kitlenin bilgisizliği yüzünden Sokrates iddia ettiği demokrasinin içine düşebileceği tehlikeyi kendi canıyla kanıtlamıştır...