Hangi koşullarda yalan söylemek doğrudur?
Platonun düşüncesi olan asil yalan devletin, toplumun birliğini sağlaması için yalan söylemesi olarak tanımlanır.
Platonun devlet adlı eserinden alıntı :
Toplumdaki herkes kardeştir fakat Tanrı herkesi eşit yaratmadı. Önder olanların mayasına altın katmıştır. Yardımcıların mayasına gümüş, çiftçiler ve işçilerin mayasına demir ve tunç katmıştır.
Platonun bu düşüncesi sınıfsal farklılığı doğallaştırır.
Kişiler bu düşünceyi kabullendiği zaman asla kendi varlıkları hakkında düşünmezler, sorgulamazlar. Doğrudan otoriteye itaat ederler... İşte bu siyasal topluluğun refahı, mutluluğu için gereklidir. İşte bu asil yalandır.
Bireylere kendi doğaları hakkında yalan söylemek ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır.
Aslında Asıl sorun toplumu birlik olarak görmektir. Platon toplumu organik bir bütün olarak görür. Toplumun bütünün bireylerin tek tek hepsinden daha değerli olduğu bir bütün. Yani birlik kavrayışı "siyasi birlik"
Bireysel özgürlüğü ortadan kaldıran bir düşünce bu.
O yüzden toplum birlik değil, çokluktur.
Nüfus elbette birçok farklılıktan oluşur. Ancak halk bu çeşitliliği bir tekilliğe indirger ve nüfusa bir özdeşlik dayatır: Halk Birdir.
Çokluksa aksine çokluktur. Çokluk asla bir tekilliğe yada tek bir özdeşliğe indirgenemeyecek kadar farklıdır.
Farklı emek biçimlerini, farklı yaşam tarzlarını, farklı dünya görüşlerini ve farklı arzuları kapsar.
Toplum, özdeşleşen tektipleşen homojen bir birlik değildir. Bireylerin farklılıklarının öne çıktığı melez bir çokluktur.
Kaynak: Çokluk adlı eser