Kalabalık bir kentte, dostları arasında, ailesinin içinde olduğu halde İvan İlyiç son zamanlarını korkunç bir yalnızlık içinde yüzünü divanın arkalığına döndürüp yalnızca geçmişi düşünerek geçirmekteydi. İçine düştüğü yalnızlık ne denizin dibinde ne de yerin altında bulunabilecek türdendi.