Şu hayatta yapıp ettiklerimize hangi hayal,hangi umut ve hangi çaresizlik itiyor ve sonra da terk ediyor bizi? İnsani dürtü ve gerekçeler nasıl içleri bomboş şeyler ki,geceleri doğup sonuçların şafağında kayboluveriyorlar! Hırs ve korku unutulmuş kıyılarda çoktan buz tutmuşken yaptıklarımız hala içimizde yaşıyor. Bizler düşündüklerimiz ya da söylediklerimizden daha çok,eylemlerimiziz hayatta.
İçimizdeki gerçek,güzel değilse eğer,ne gülücükler işe yarar ne de vedalar affettirir bizi. Hiçbir iyilik kurtaramaz benliğimizi. Ve biz,insanoğlu,ancak gerçek kalplerimizle bağlanırız birbirimize.Sevginin başka hiçbir yaratıkta rastlanmayacak kadar saf halleriyle.