İnsanoğlunun kendisini, tâ yaradılıştan ilence, lanete uğramış bir varlık saymasını, bunun için de boyuna somurtup çabalamasını, didinmesini istiyorsunuz.Gözlerini kaldırmayacak, gülmeyecek, eğlenmeyecek, kendini güzelleştirmeğe özenmeyecek, severse, şöyle biraz severse giderek, maazallah! âşık oluverir, âşk da en büyük suç, en büyük günah………………. yasak edin, yasak edin, ahlâk adına değil,insanoğlundan duyduğunuz nefret adına bütün eğlenmeleri, gülmeleri, süslenmeleri, sevişmeleri yasak ediniz, tâ ki insanoğlu yok olsun da yaradılışındaki ilençten kurtulsun.
-Acıyorum ben size,dedi.Ne oluyor size böyle? İhtiyarlıyorsunuz; yaşlanmak demiyorum; yaşayıp yaşlanmakta utanılacak bir şey yoktur; ama içiniz,kafanız ihtiyarlıyor, o ayıp şeydir işte.
…ve yaşayacağım zaman dilimi benim bulunmadığım ve bulunmayacağım sonsuz zamanın yanında öylesine az ki… Oysa bu atomun,bu matematiksel noktanın içinde kan dolaşıyor,bir beyin çalışıyor,birtakım istekleri var…Ne kepazelik! Ne saçmalık!