Günlerin Getirdiği - Sözden Söze

·
Okunma
·
Beğeni
·
3641
Gösterim
Adı:
Günlerin Getirdiği - Sözden Söze
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753638203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Günlerin Getirdiği - Sözden Söze
Günlerin Getirdiği
Nurullah Ataç'ın zevkle okuyacağınız bu denemeleri kırk yılı aşkın bir süre önce yazılmış, ama yine de tazeliklerini, diriliklerini yitirmemişler. Ataç'ın coşkuyla ve inançla kaleme aldığı, sorgulamayı hiç bırakmadığı konular, eleştiri oklarını sakınmadan yönelttiği edebiyatçılar var "Günlerin Getirdiği" ile "Sözden Söze"de. Tiryakileri için.

"Hani aile içinde, yaşlı bekar amcalar vardır. Bir günleri bir günlerine pek uymaz. Neden hoşlanır, kimi sevmezler, kimi sever, neden hoşlanmazlar, belli olmaz. Ama yine de patavatsızlıklarına rağmen dürüsttürler, hırçınlıklarına rağmen candan. Hatta yolları beklenir. Yine çıkagelse de didişse, kavga etse, veriştirse diye varlıkları aranır.

İşte Ataç usta da edebiyatımızın böyle eserekli bir amcası idi."

-Haldun Taner-
272 syf.
·10/10
Okurken bazen beni gülümseten bazen de bazı hususlarda beni ince düşünmeye iten ve geçen yıllara rağmen sanki dün yazılmış gibi canlılığını koruyan bir eser. Zevkle okudum. Överken göğe çıkarmadan sadece hakkını vermekle yetiniyor. Aynı şekilde olumsuz düşüncelerini de çok usturuplu bir dille dile getiriyor. Velhasıl kelam kesinlikle okunulması gereken bir eser. Beni, Ahmet Haşimi anlatırken şu sözleri çok etkiledi: "Bir insan kendi ölümü ile değil, kendisini sevmiş, yahut sadece tanımış en son insanın da toprağa düşmesiyle ölür."
159 syf.
Yıllardır yazarım, benden de bir şey kalsın istiyorum. Bir umut... Bu yazıları gönlümce sevecek belki birkaç kişi bulunur umudu. Ölüm başımızda dolaşıyor... "

Der Ataç kitabın önsözünde basılan ilk kitabıdır, Günlerin Getirdiği ve 1946'da Akba Kitabevinden çıkan ilk baskısının kitabıdır elimdeki bu kitap. 71 yıllık kitabın maalesef ki bir okuyanı olmamış basımdan çıktığı halde hala sayfaları birbirine yapışık bir halde elime geçti o yüzden bir yanda ilk baskıdan olan kitapta ilk okumayı gerçekleştirmek, bir yanda okumayan insanların elinde yıllardır dolaşan kitabın böyle bir mirasın sokak sahaflarından elde edilmesi.. acı bir gerçek var ortada ama buna değinmek yetersiz kalıyor şuan . .
-
Yaklaşık 7 ay Ankara'da bulundum fakat hep özlerim Ankara'yı. Sokak sahaflarını daha çok özlerim çünkü her gün farklı bir kitabı bulacağımı bilirdim Nurullah Ataç'ın bu kitabını bulduğum zaman cebimde bu kitabı satın alacak kadar bir para yoktu cuzzi bir miktar vardı. -Böyle kitaplara değer biçemem ben o yüzden
aldığım fiyattan söz etmek değersizlik katar- bu kitabın satıcısı olan Osman adında sokak sahafıdır sürekli ondan kitap aldığım için - ve arada bir çay içimi sürede gündem ve sistem hakkında muhabbetler ettiğimiz için - fiyatının yarısına satın alıp kütüphaneme ekledim o yüzden insanlarla bazen muhabbet kurmanın iyi taraflarından birine rastladım o gece ...
/
Ataç insanın içindeki yalancı taraflara ve kendini beğenme- beğendirme yönlerine sivri bir dille epey dokunur zaten eleştiri alanında iyi olması şaşılacak bir şey değildir. .
Özellikle kendisi ile olan hesaplaşmasından kaçmadığını satır aralarında hep vurgular biz yapar mıyız? Uzun uğraşlar sonunda kendi bencillik denizimizin kıyısına varırız ancak o denizi aşıp benliğe varmak mümkün mü belki de hiç bir zaman bilemeyeceğiz diye düşünüyorum..
.
- "Biz, yeryüzüne, tanıklık etmeye, insanoğlu için ne işitir, ne görürsek, ne bilirsek onu söylemeye gelmişiz. Doğruyu hiçbir şeye, dünkü düşüncemize bile feda edemeyiz; yoksa yalan söylemiş, dünyaya karşı da, kendimize karşı da en büyük, en utanılacak suçu işlemiş oluruz." Bu suçu günümüzde işlemek için birbirleriyle yarışan o kadar insan var ki...



20.06.2017
272 syf.
·Puan vermedi
Nurullah Ataç'ın okuduğum ilk eseri.Daha önce toplu bir deneme ve eleştiri dizisi okumamıştım. Yazarın fikirleri ve fikir değişkenliği güzel ama bir o kadar da yorucu geldi bana.Özellikle türkçe karşılığı olmayan cümleler,tanımadığim yazar ve eser isimleri çok yorucuydu.Kezban ile olan diyaloğu ise çok hoşuma gitti.
272 syf.
·3 günde·9/10
Ataç, hepimizin okuduğu ama belki fark etmediği bir yazar.Lise sıralarından geçen herkes paragraf sorusu çözmüş, paragraf testlerinde mutlaka bir Ataç metni okumuştur. Gelin artık kitabını da okuyalım. Çok güzel bak ben kefilim. Kitabın arka kapak yazısında Haldun Taner onu "Aksi,patavatsız,sinirli ama dürüst ve sevimli" amcalara benzetiyor. Kitabı okudukça bu benzetmenin haklılığını düşündüm.

Nurullah Ataç edebiyattan ahlaka,gençlere kadar pek çok konuda düşüncelerini döküyor. Oldukça samimi, hiç sıkmayan bir üslubu var. Hani fikir yazılarının ortak özelliğidir biraz sıkıcı olmak ama Ataç öyle değil. Kurmaca dışı bir metin arayışında olanlara edebiyatımızın ve ülkemizin bu güzel adamına kulak vermelerini tavsiye ederim.
159 syf.
"Yıllardır yazarım, benden de bir şey kalsın istiyorum. Bir umut... Bu yazıları gönlümce sevecek belki birkaçını kişi bulunur umudu. Ölüm başımızda dolaşıyor... "

Der Ataç kitabın önsözünde,

Basılan ilk kitabıdır Günlerin Getirdiği ve 1946'da Akba Kitabevinden çıkan ilk baskısının kitabıdır elimdeki bu kitap. 71 yıllık kitabın maalesef ki bir okuyanı olmamış basımdan çıktığı halde hala sayfaları birbirine yapışık şekilde elime geçti o yüzden bir yanda ilk baskıdan olan kitapta ilk okumayı gerçekleştirmek, bir yanda okumayan insanların elinde yıllardır dolaşan kitabın böyle bir mirasın sokak sahaflarınelde edilmesi.. acı bir gerçek var ortada ama buna değinmek yetersiz kalıyor şuan . .
-
Yaklaşık 7 ay Ankara'da bulundum fakat hep özlerim Ankara'yı. Sokak sahaflarını daha çok özlerim çünkü her gün farklı bir kitabı bulacağımı bilirdim Nurullah Ataç'ın bu kitabını bulduğum zaman cebimde bu kitabı satın alacak kadar bir para yoktu bu kitabın satıcısı olan Osman adında sokak sahafıdır sürekli ondan kitap aldığım için - ve arada bir çay içimi sürede gündem ve sistem hakkında muhabbetler ettiğimiz için - fiyatının yarısına satın alıp kütüphaneme ekledim.
/
Ataç insanın içindeki yalancı taraflara ve kendini beğenme- beğendirme yönlerine sivri bir dille epey dokunur zaten eleştiri alanında iyi olması şaşılacak bir şey değildir. .
Özellikle kendisi ile olan hesaplaşmasından kaçmadığını satır aralarında hep vurgular biz yapar mıyız uzun uğraşlar sonunda kendi bencillik denizimizin kıyısına varırız ancak o denizi aşıp benliğe varmak mümkün mü belki de hiç bir zaman bilemeyeceğiz diye düşünüyorum..
.
- "Biz, yeryüzüne, tanıklık etmeye, insanoğlu için ne işitir, ne görürsek, ne bilirsek onu söylemeye gelmişiz. Doğruyu hiçbir şeye, dünkü düşüncemize bile feda edemeyiz; yoksa yalan söylemiş, dünyaya karşı da, kendimize karşı da en büyük, en utanılacak suçu işlemiş oluruz." Bu suçu günümüzde işlemek için birbirleriyle yarışan o kadar insan var ki...
272 syf.
·Beğendi·8/10
Nurullah Ataç'la o dönemin edebiyatı ve yazarları hakkında azıcık da olsa sohbet etmek istiyorsanız hiç düşünmeden buyrun. Heyecanlı, akıcı diliyle kitabı bir oturuşta bitireceğinizden şüpheniz olmasın. İyi okumalar...
İnsan dediğinin kendine göre bir düşüncesi, bir zevki olur, kolay kolay vazgeçmez onlardan; tenkitçiye dönüp: "Vallahi birader, sen istersen beğenme, ben hoşlandım. Keyfim misin sen benim?" der.
"Ol!" buyurulmuş, evren oluvermiş; ama salt bir varlıkla var. İnsanoğlu gelip de "düşün" demeseymiş bir manası, bir ereği olmayacakmış; "dinle" demeseymiş sesleri; "bak" demeseymiş renkleri, çizgileri olmayacakmış.
Nurullah Ataç
Sayfa 85 - Yapı Kredi Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Günlerin Getirdiği - Sözden Söze
Baskı tarihi:
2014
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789753638203
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Baskılar:
Günlerin Getirdiği - Sözden Söze
Günlerin Getirdiği
Nurullah Ataç'ın zevkle okuyacağınız bu denemeleri kırk yılı aşkın bir süre önce yazılmış, ama yine de tazeliklerini, diriliklerini yitirmemişler. Ataç'ın coşkuyla ve inançla kaleme aldığı, sorgulamayı hiç bırakmadığı konular, eleştiri oklarını sakınmadan yönelttiği edebiyatçılar var "Günlerin Getirdiği" ile "Sözden Söze"de. Tiryakileri için.

"Hani aile içinde, yaşlı bekar amcalar vardır. Bir günleri bir günlerine pek uymaz. Neden hoşlanır, kimi sevmezler, kimi sever, neden hoşlanmazlar, belli olmaz. Ama yine de patavatsızlıklarına rağmen dürüsttürler, hırçınlıklarına rağmen candan. Hatta yolları beklenir. Yine çıkagelse de didişse, kavga etse, veriştirse diye varlıkları aranır.

İşte Ataç usta da edebiyatımızın böyle eserekli bir amcası idi."

-Haldun Taner-

Kitabı okuyanlar 102 okur

  • Burak Aliş
  • saydam turp
  • sevda gün
  • Düşünen Madde
  • Merve Mercan
  • Serdar Köşkeroğlu
  • Şeyma
  • ZUHAL YILMAZ
  • Şule Bayram
  • Sinan

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%0
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%62.5
25-34 Yaş
%25
35-44 Yaş
%6.3
45-54 Yaş
%6.3
55-64 Yaş
%0
65+ Yaş
%0

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%59.4
Erkek
%40.6

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%25 (6)
9
%12.5 (3)
8
%29.2 (7)
7
%16.7 (4)
6
%8.3 (2)
5
%4.2 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0