Abdest bozulduğu gibi ahlak da bozulur. Orucun bozulması gibi insanın imanı da bozulur. Çünkü Efendimiz aleyhissalatu vesselam, “yalan ile imanın bir kalpte durmayacağı” konusunda bizi bilgilendirmiştir. Dolayısıyla ramazan gününde simit yenince orucun bozulması gibi atılan tweet sebebiyle insan imansız da kalabilir, gönderilen bir e-posta yüzünden ahlaksız kalınabilir, maazallah!
Bir mümin, üstelik de gencecik hanımıyla birlikte çektiği fotoğrafını internete koyar mı? Biz ne hâle geldik yahu! Mümin bir insan, hanımıyla pikniğe gider de orada çekildiği fotoğrafını Facebook sayfasına koyar, üstelik onu profil fotoğrafı olarak ayarlar mı? Bu ümmet, böyle bir ümmet olur da Allah o ümmete rahmetiyle muamele eder mi dünyada? Bu rahmetin gelme engeli olarak sadece İsrail'i görmeye devam mı edeceğiz? Bütün kabahatler Siyonizm'in mi yoksa Siyonizm ahlakından üzerimize bulaşan görüntülerin hiç mi suçu yok?
Niyetlerin temiz olması, iyi niyet sahibi olmak kötülüğü aklamaz. Şarabı zemzem diye içmekle o zemzem olmaz. Bunun sonucu, temiz niyete uygun temiz malzeme kullanımıdır.
Müslüman, Peygamber'inin söylemediğini, o söylemiş gibi yayamaz.“Peygamber'imiz demiş ki” diye gelen bir sözü öyle bir söz olmadığı hâlde aktarmak, yalana hizmettir. “Google'da var” şeklinde bir mazeret elbette ileri sürülemez zira Google dünyanın en büyük mezbelesidir. Dinimize hizmet etmek için Peygamber'imize yalan söylettiremeyiz. İyi niyet, yalanı mübahlaştırmaz.