Diktatör, medyayı tümüyle ele geçirdiğinde "alternatif bir gerçeklik" yaratmaya çalışır. Bu noktada, somut gerçeklik ile medyanın çarpık gerçekliği arasındaki sınır bulanıklaşır. Diktatör bu sayede kitleleri kendisinin kahraman olduğuna -bir hayal olsa da- inandırır ve idari başarısızlıkları, yanlış
politikaları ve baskıcı uygulamalarından mağdur olan binlerce kişinin sesinin duyulmasını engeller. Bu tablo ister istemez şu soruyu sordurur:
Diktatör, güvenlik aygıtını (ordu, polis, hAkim ve savcı, sivil ve askeri istihbarat) tamamen kontrol ettiği halde niçin tüm ifade araçlarını ortadan kaldırmak ister? Devleti tümüyle kontrol ettiğine göre kendinden farklı görüşlere sahip kişilere ufak da
olsa bir alan tanısa nasıl bir zarar görebilir?