Afran

KRISHNAMURTI: Bunu sorguluyorum. Güzellik gerçekliğin alanında mıdır? DAVID BOHM: Ya da iyilik gerçekliğin alanında mıdır? Çünkü sanırım insanların çoğunun iyiyi ve güzeli hemen hemen eşdeğer olarak gördüklerini söylemek zorundayım. KRISHNAMURTI: Eşanlamlılar. Güzellik, sevgi ve iyilik gerçeklik alanında mıdır, düşünce tarafından mı yaratılmıştır ve sahip olmak için hasret çekeceğim şeyler midir? DAVID BOHM: Eğer onlar gerçeklik alanındalarsa, o zaman onlara sahip olmak için makul ve akla yatkın bir şekilde hasret çekebilirim
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
KRISHNAMURTI: Zevk güzellikle ilişkili midir? DAVID BOHM: Sanırım öyledir. Genelde "sevgi" kelimesinin temeli arzuyla ve aynı zamanda güzellikle bağlantılı olup bu da zevkin ve güzelliğin ilişkili olduğunu düşündürür. İnsanlar genellikle güzel bir şeyin zevk alınan deneyimler vermesini beklerler. KRISHNAMURTI: Evet onu anlıyorum. Çok güzel bir şey görürüm, peki zevk bunun neresinde ortaya çıkar? Onu almak, ona sahip olmak isterim. DAVID BOHM: Ona sonsuza dek sahip olmak isterim; deneyimin bir şekilde sürüp gitmesini isterim. KRISHNAMURTI: Evet, sonsuza dek ona sahip olmak isterim? Neden bunu isterim? DAVID BOHM: Bir tür onsuz yapamayacağım korkusu yüzünden. KRISHNAMURTI: O benim kendi içimde midir? Yani güzel olmadığım düşüncesi midir? DAVID BOHM: Onun bir parçası olabilir. Kendi içinde güzellikle temas halinde olmama ve bu yüzden başka bir şey isteme hissi.
KRISHNAMURTI: Efendim, zihin eğer bütün bozulmaları bir kenara atıp ortadan kaldırırsa düşüncenin gerekliliği nedir? İşlem olmasının dışında. DAVID BOHM: Mantıklı bir işlem olması. KRISHNAMURTI: Hepsi bu. DAVID BOHM: Evet. Bence birçok insan düşüncenin mantıklı bir işlem olması gerektiğini düşünüyor ama onu o hale getiremiyorlar. KRISHNAMURTI: Eğer düşüncenin kontrol edeni yoksa, o zaman her çeşit bozulmayı yaratır. DAVID BOHM: Eğer hakikat işliyorsa yaratmaz. KRISHNAMURTI: Bu kadar. Bu nedenle düşüncenin kendisi, hakikat işlemiyorsa, bozan bir faktördür.
KRISHNAMURTI: Düşüncenin kendisinin ayrılabilir olduğunu söyler miydiniz, kendi içinde bozucu olduğunu, bozulmalar yarattığını? DAVID BOHM: Öyle olması gerektiğini mi söylüyorsunuz? İki ihtimal vardır. Biri hakikat olmadan düşüncenin bozduğu; diğeri ise ne olursa olsun düşüncenin bozucu olduğu. Düşüncenin kaçınılmaz olarak bozduğunu söylemek isteyeceğimizi düşünmüyorum. KRISHNAMURTI: Hayır, diğer türlüsü. DAVID BOHM: Yani hakikat olmadan düşüncenin ayrıştrıcı bir işlem olduğunu söylüyoruz. KRISHNAMURTI: Bu doğru. Görmenin o kalitesi olmadan düşünce bozucu bir faktördür.
DAVID BOHM: Gerçeklik sadece bir alandır, o olan ya da bağımsız bir varlık değildir. KRISHNAMURTI: Bu keşfettiğimiz bir şey. DAVID BOHM: Ve boşluk vardır. Boşluktaki gerçeklik alanı KRISHNAMURTI: Bir saniye, bu düşüncenin boşlukta olduğu anlamına geliyor. DAVID BOHM: Biraz açıklamak adına: gerçekliğin düşüncesinden başladığım zaman, olan olarak, bu şeyin kendi başına bir varlık olduğunu, elimizde de başka bir tane olduğunu ve bunların boşlukla ayrıldığını düşünüyorum. "Hakikat vardır", boşluk hareket eder ve gerçeklik sadece bir süreçtir, bağımsız varlıklardan bir set değildir. Gelmek istediğim nokta da burası hepsi kendi başına, diğerlerinden ayı olarak olan değillerdir.