İşte feodal sosyalizm böyle doğdu: biraz yakınıp sızlanma, biraz yerip taşlama; biraz geçmişin yankısı, biraz geleceğin gözdağı; zaman zaman da, burjuvaziyi canevinden vuran acımasız, alaycı, keskin bir eleştiri; ama modern tarihin gelişmesini zerre kadar kavrayamadığı için her zaman gülünç kalan bir etkisizlik.
İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıflar arasındaki karşıtlık ortadan kalktığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulusa beslediği düşmanlık da son bulacaktır
burjuvalarımızın, kadınların komünistler tarafından açıkça ve resmen ortaklaşa kılınacağını ileri sürerek pek erdemli bir öfkeye kapılmalarından daha gülünç bir şey olamaz. Komünistlerin kadınların ortaklaşa kullanımını getirmelerine gerek yok ki; en eski çağlardan bu yana var olan bir şey bu.
burjuvalarımız, orta malı fahişeleri bir yana bırakalım, yanlarında çalışan proleterlerin karıları ve kızlarını diledikleri gibi kullanmakla da yetinmezler,birbirlerinin karılarını ayartmaktan büyük bir zevk alırlar.
Burjuvanın gözünde, karısı, bir üretim aracından başka bir şey değildir. O yüzden de, üretim araçlarının ortaklaşa kullanılacağını duyar duymaz varabildiği tek sonuç, kadınların da ortaklaşa kullanılacağı olmaktadır.
Burjuva toplumunda, canlı emek, biriktirilmiş emeği artırmanın bir aracından başka bir şey değildir. Komünist toplumda ise, biriktirilmiş emek, emekçinin yaşamını genişletmenin, zenginleştirmenin, geliştirmenin bir aracıdır.