Kesinlikle harika bir kitap. Yazarın üslubuna parantez açmak istiyorum. O ne akıcı bir anlatımdır öyle vallahi tebrikler. Işık Ergüden'e de kitabı Türkçe'ye çok güzel uyarladığı için ayrıca teşekkür ederim.
Kitabın konusundan çok nasıl yazıldığına değinmek istiyorum.
Aslında bana kalırsa kitapta bahsedilen körleşme felsefik bir yaklaşım olabilir. Kitabın sonlarına doğru bunu daha iyi anlıyoruz.
Kitapta neden kör oldukları bilinmiyor.
Belki bu Görmek' de açıklanır.
Kitabı okurken bazı zamanlar o kadar çok heyecanlanmamın asıl sebebi betimlemeler diyebiliriz. Olayları hemen açıklamaktansa betimleyerek bizim, karakterin ruh halini anlamamızı istemiş. Ama bazen de çok büyük bir olayı da pat diye açıklamış.
Kısmen de olsa bir sayfa boyunca sıralamalar yapmış. Ama bunun nedeni ilahi bakış açısından çok kahraman bakış açısıyla yazılmış gibi olması.
Mesela bazı ilahi bakış açısıyla yazılmış olan kitaplar vardır. Karakterlerin o an ne hissettiğini biliriz. Ama bu kitapta ikisi harmanlanmış gibi. Yazar hemen olayların aslını açıklamıyor. Ya da diğer insanların ne hissettiğini kesin değil de hissederek yazıyor gibi. Bazen de ne hissettiklerini bilmiyor karakterlerin.
Yani şöyle açıklayım. Yazar karakterlerini kendi yönetmiyor. Sanki onlara düşünceler vermiş gibi. Hatta buna gözlemci bakış açısıyla yazılmış bir kitap da diyebiliriz.