Merve Ağbaba

Merve Ağbaba
Psikolojik Danışman & Rehber Öğretmen
PDR
37 okur puanı
Nisan 2017 tarihinde katıldı
7/10
·88 syf.··
2017 126. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 12 Kasım 2017 20:41
Bu kitap Mustafa Kutlu eğer eserin başındaki üslûbunu kitabın sonuna kadar sürdürebilseydi belki de bir klasik olacaktı. Öylesine güzel bir dille anlatıyor ki yazar hikâyelerini, ilk hikâyeyi okuduktan sonra bir daha okudum. Bir lunaparkta gezerken insanların iç seslerini dinliyoruz kitapta, okurken bu iç seslerin aslında aynı hikâyenin halkaları olduğunu öğreniyoruz, halkalar genişledikçe lunaparkın dünya olduğunu ve buraya kapalı kaldığımızı, çünkü dünya malına, süfli arzulara gönül indirdiğimizi anlıyoruz, bu yüzden çıkış yok, çünkü bu böyledir, dünya böyledir, dünya arzusu böyledir, ve insan böyledir, diyor yazar, kitap kapağında üç kere tekrar edilen "hiç" sözcüğü dünya hayatının öte alemler karşısındaki yerini hatırlatıyor... bütün bunlara inanalım inanmayalım, yazar bunu hissettiriyor, o hissi verebiliyor ve kalemi son kısma kadar küçük gevşemelere rağmen çıtayı yukarıda tutabiliyor. İlk iki hikâye kitabın bütün yükünü taşıyor gibi; bu iki hikâyede muğlak, karışık, içiçe geçmiş düşünceler, iç konuşmalar, olaylar var ve yazar bütün bunları maharetle birbirine karıyor, ortaya okuması çok lezzet veren hikâyeler çıkıyor. Kitabın "son " adını taşıyan son bölümü ise iç seslerin kenara çekildiği ve yazarın "mesajını" vermek istediği bir fantastik hikâyeye dönüşüyor ve kitabın başından sonuna dek süren, ara ara renk kaybetse bile etkileyici üslûbu kayboluyor. Bu, böylesine güzel bir esere yapılmaması gereken bir kötülük aslında, ama Kutlu böyle yapmayı seçmiş. Yazar bizi anlatmak istediği şeye yönlendirerek mesaj verme kaygısı gütmeseydi, iç sesler kitap boyunca olduğu gibi içimize bütün gürültü ve fısıltılarıyla karışsaydı ve o sonu biz kendimiz hissetsek ya da hayâl etseydik, çok daha güzel olacaktı.
Bu BöyledirMustafa Kutlu · Dergah Yayınları · 20229,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Monna Rosa
10/10
·48 syf.··
2020 17. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 19 Şubat 2020 13:15
Bu eseri defalarca bıkmadan tane tane okudum bir eser bu kadar güzel olabilir. Sezai Karakoç denince aklıma ilk Monna Rosa şiiri geliyor. Hikayesini bilip şiirini okumak daha bir başka oluyor. sezai karakoç, fuzuli'den sonra aşkın vuslat değil de hicran olduğunu anlatan en iyi şairlerden ve bu kitaptaki şiirleri de bunu ispat niteliğinde... Üstad ilk ve tek aşkına sadık kalarak hala evlenmemiştir. Sezai Karakoç üniversitedeyken bir okul arkadaşına sevdalanır. Kendisine bir türlü güvenemeyen Karakoç, arkadaşı Muazzez’e açılamaz. Bir gün cesaretini toplar ve karşısına çıkar; fakat reddedilince çok üzülür. Okullar tatil olunca Muazzez Hanım Geyve´ de yazlıkta kalmaya başlar. Sezai Karakoç ise tam karşısındaki yazlığın bahçesinde bahçıvan olarak işe başlar ve her gün karşılıksız sevgi duyduğu sevgilisini seyreder. Ona şiirler yazar; ‘Mona Roza’ ‘Tek Gül’ anlamına gelen şiirin her kıtasının baş harflerine dikkat edersek Muazzez Akkayam ismi ortaya çıkar. Yıl sonu gelir ve okul biter; mezuniyet töreni yapılır. Mezuniyet törenindeyse Sezai Karakoç Muazzez Akkaya’nın tam karşısında Mona Roza şiirini okur. Şiiri bittikten sonra bir alkış tufanı kopar. Herkes bir daha okuması için ısrar eder; Sezai Karakoç bu şiiri art arda tam üç kez okur. Muazzez Hanım ise bu büyük aşka saygı duyduğunu söylemesine rağmen yine de karşılık vermez. Sezai Karakoç bu karşılıksız aşka rağmen kimseyle evlenmez. Sezai Karakoç bu şiirleri 19 yaşındayken yazmıştır. Bu incelemenin bazı cümleleri kendi kalemimden diğer bilgilerde Nesnel bilgiler arşiv olarak kalsın burada :) 40ikindi.com/edebiyat/oku.ph... MONA ROZA Mona Roza, siyah güller, ak güller Geyvenin gülleri ve beyaz yatak Kanadi kirik kus merhamet ister Ah, senin yüzünden kana batacak Mona Roza siyah güller, ak
Şiirler I - Monna RosaSezai Karakoç · Diriliş Yayınları · 202011,4bin okunma