Cıvık mantarlar ve diğer pek çok ökaryot türü tek hücreli canlılar olarak yaşamlarını gayet rahat sürdürüyor. Ama bazı ökaryot türleri evrilerek çok hücreli canlılara dönüştü. Yaklaşık yarım milyar yıl önce yeşil yosunlar karaya çıktı,kara yosunlarına ve eğrelti otlarına dönüştüler;bundan yüz milyonlarca yıl sonra da çiçekli bitkiler doğdu. Hayvanlar yaklaşık 700 milyon yıl önce okyanusta tek hücreli ökaryotlardan evrildi ve bunların soyundan gelen bazı türler daha sonra emekleyerek karaya çıktı;karaya çıkan ilk canlılar kırkayaklar,ilkel akrepler ve diğer bazı omurgasız canlılardı;bunları semender benzeri 4 ayaklı yaratıklar izledi. Bu 4 ayaklıların bazıları bacaklarını kaybederek yılanlara dönüştü. Bazıları bacaklarında değişiklik yaparak uçmaya başladı;böylece kuşlar ve yarasalar doğdu. Elllerini kullanabilen görece büyük beyinli primat türlerinden biri yaklaşık 7 milyon yıl önce dik yürümeye başladı ve sonunda Afrika çayırlarından dünyanın dört bir yanına yayıldı,geçmişini düşünmeye ve ilk kez derin evrim tarihinin kaba anahatlarını fark etti.
Yeryüzündeki her canlı yaklaşık 4 milyar yıl önce başlayan evrim sürecinin ürünü. Bakteriler ve diğer mikroplar evrilen ilk türler arasında yer alır. Yaklaşık 2 milyar yıl önce bunlara yeni bir yaşam biçimi eklendi. Bunlar mikrop avına çıkan amip benzeri tek hücreli canlılardı. Hücreleri çok daha büyüktü ve DNA’larını çekirdek adı verilen bir torbacığa depo ediyorlardı. Bu yeni yaşam biçimlerine ökaryotlar adı verildi.
Pitonların DNA’sında 1,4 milyar basamak var, bizimkindeyse basamak sayısı 3 milyarın üzerinde. Buna bakarak genetik açıdan pitonlardan üstün olduğumuz sonucuna varmadan önce unutmayın ki soğandaki basamak sayısı 16 milyar.