Üzerine bastığımız kaya ve madenler, kanımızdaki demir,dişlerimizdeki kalsiyum,genlerimizdeki karbon milyarlarca yıl önce bir kırmızı dev yıldızın içinde üretilmişti. İnsanlarla yıldızlar aynı maddelerden yapılmıştır.
Tüm evren bildiğimiz maddelerden yapılmıştır. Dünyadan çok uzaklarda Güneş sisteminde bulunan atom ve moleküllerin aynıları oluşur. Evren sadece her yerde aynı atomları içermez, ayrıca her yerde atomlar hemen hemen aynı oranlarda bulunur. Yıldızlar ve onların arasındaki uzay,büyük oranda en basit iki atom olan hidrojen ve helyumdan oluşmuştur. Diğer atomların sayısı çok azdır.
İnsanın gönderdiği ilk yıldızlararası araç Pioneer 10’dur. En yakın yıldıza varması için 80 bin sene geçmesi gerekiyor. Uzay o derece boştur ki hiçbir zaman bir başka güneş sistemine girmeyecektir.
Bizler birçok biyolojik kazanın ve rastlantının ürünüyüz. Evrensel açıdan baktığımızda insanın ilk ya da son veya en iyisi olması için bir neden göremeyiz. Bizi oluşturan atomların ölmekte olan yıldızların iç kısımlarında sentezlendiğini ve bu yıldızların çoktan yok olup gittiğini öğrendik.