kitap aşığı

kitap aşığı
@Agit_12
2 okur puanı
Ekim 2025 tarihinde katıldı
Kudüs’ün Hicranıyla Mühürlü Kalbim” Başkentim Kudüs diyecek gönlüm; zira gönlümün kıblesi olmuş bir şehri başka hangi kelimeyle çağırabilirim? Zamanın külleri altında gizlenen her hatıran, ruhuma işlemiş bir sızı, bir nişanedir. Ve ben, Nizâr Kabbânî’nin şu sözüne ithafen derim ki : “Bıçağın saltanatını reddeden bir yarayım ben.” Çünkü bu yara, teslimiyeti değil direnişi; aczi değil metaneti; suskunluğu değil asaletli bir haykırışı taşır içinde. Kudüs… Asırlar boyu semaya yükselen ezanların, hüznüyle boyun eğmeyen anaların, göğsünü siper eylemiş evlâtların şehridir. Her köşesinde bir medeniyetin nakışı, her taşında bir yetimin gözyaşı gizlidir. Geceler çöktüğünde, sokakların üzerine ağır bir keder iner; lakin o keder bile senin asaletini örtemez. Minarelerin göğe doğru uzanan silueti, karanlığı yaran bir dua gibidir; sabrın en latif yankısı orada gizlidir. Ey Kudüs… Seni düşündükçe içimde bir hüzün seferber olur; lakin o hüznü taşıyan kalbim, zillete kapı aralamaz. Çünkü bilirim ki: Senin yaran, bütün bir ümmetin vicdanına kazınmış bir hatıradır. Sen ayakta oldukça, biz düşmeyiz. Sen nefes aldıkça, umut tükenmez. İşte bu yüzden: Sana “başkentim” diyeceğim; çünkü gönlümün saltanatında başka bir şehre taht yoktur. Ve bu satırları yine o sarsıcı kelâm ile nihayetlendiririm: “Bıçağın saltanatını reddeden bir yarayım ben.” Zira bu yara, sen hür oluncaya dek kapanmayacaktır. Ezel Bozkurt yazarımla yazdığımız Kudüs adlı yazımız 🇵🇸 .
Edebiyat
Reklam
Düştüğün yerden kalkmak bazen bin yıl sürer, Zaman donmuş gibi, ne geçer ne ürperir. Bir umutla başlarsın yine her sabaha, Kırılan saatler bile yürür bir gün daha. Gözlerin dolsa da, içinde bir cümle vardır: "Geçecek…" fısıldar, rüzgârla konuşan bir daldır. Yalnızlık bir perdeyse eğer, arkasında seni bekler Kendini yeniden bulan o eski hayaller… Yolun sonunda ne varsa—bir çiçek ya da diken, Yaşadığın her şeyden doğar yepyeni bir ben. Umut, gecenin koynunda bir yıldız gibi parlar, Ve bazen en çok kırıldığında başlar…
Şiir
Sevmeli insan güzelliklerle hemde ... İhanet etmeden , güvenerek,inanarak sevmeli ... Bir papatyaymış gibi sevmeli Bir güle verilen değer gibi sevmeli... Ve rüzgarın usulca okşadığı bir yaprak gibi sevmeli, Eller titremeden, yürek ürkmeden, safça ve içten… Bir çocuğun gülüşünde saklı umut gibi, Ve bir yıldızın gecedeki ışığı gibi sevmeli
Yaz Gibi
Güneş tül tül serilmiş çınar dallarına, Serinlik arar yüreğimde eski yazlar. Gözlerin bir Temmuz öğlesi kadar sıcak, Bakışların yakar suskun anılar. Sahil kenarında bir sandalet izi, Geceden kalma yıldız tozları tenimde. Rüzgâr saçlarını savururken birden, Adını mırıldanır martı sesinde. Şeftali tadı dudaklarında kalmış, Karpuz kabuğu yüzdürürken hayâli. Bir gölgede soluklanır düşlerimiz, Zaman durur, susar bütün mahalle. Bir çiçek gibi açar yazın hatırası, Ve ben her Haziran dönerim o güne. Yürürken yâd ellerde mevsim değişir, Bir tek sende kalır kalbimin düğümü…
Şiir
Bir akşam inerken yavaşça sokaklara, Gönlümde savruldu eski bir hatıra. Adını anınca içim titrer hâlâ, Sessizlik gibi, derin bir yara… Ay ışığı düşer duvarlara sessiz, Gözlerim dalar, yokluğunla biçareyiz. Neşeyle dolan günler nerede şimdi, Zaman yutmuş, söyleyen yok ninni… Yorgun kalbim sığınak arıyor rüyada, Her adımda sen, her izde biraz daha. Ve anlıyorum: Hüzün, aşkın başka adı, Bir kalpte iki kez yanmak ne fena…
Şiir