Konuşamamak, insanlarla sıradan ilişkiler kurmamda her zaman en büyük engel olmuştur. Bana en acı veren engelimdi; çünkü konuşma olmazsa insan kaybolmuş gibidir, milyonlarca şey söylemek isterken bir kelime bile edemez. Yazmam gayet iyiydi, fakat sadece yazılı kelimelerle anlatılamayan, ‘hissettirilemeyen’ bazı duygular vardır.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ölüm nerede gelirse gelsin, savaş çağrımız tek bir kulağa ulaştıysa ve bir el silahımıza uzanacak, başkaları gelip cenaze ağıtımıza mitralyöz sesleri ve yeni savaş ve zafer çığlıklarıyla katılacaksa, ölüm hoş geldi, sefa geldi!
Doktorların benden umudu kesmesini, başka bir deyişle benim bir insan olduğumu unutmasını, hatta yalnızca karnı doyurulacak, yıkanacak ve sonra bir kenara bırakılacak bir şey olduğumu söylemenin dışında hiçbir şekilde yardım edemeyeceklerini gören annem o anda meseleyi bizzat ele almaya karar vermiş.
Ben onun çocuğu ve dolayısıyla bu ailenin bir parçasıydım. Büyüdüğümde ne kadar anlayışı kıt ve aciz olsam da, bana da diğerlerine davrandığı gibi davranmaya ve misafirlerin önünde kendisinden asla söz edilmeyen arka odadaki “yaratık” olmayacağım konusunda kararlıydı.
Bu gelecekteki hayatımla ilgili çok önemli bir karardı. Annemin, karşı karşıya kalacağım bütün mücadelelerde her zaman yanımda olacağı, yenilmek üzere olduğum zamanlarda ise yeni bir güçle bana destek vereceği anlamına geliyordu. Ama bu onun için kolay değildi, çünkü akrabalar ve arkadaşlarının kararı aksi yöndeydi.