Dün akşam bana: "Seninle şöyle bir oturup konuşamadık!"
demişti. Ben artık böyle düşünmüyordum. Dün akşam onunla uzun uzun konuşmuştum.
O bu dünyadan ayrılırken, benim hayatıma, başka hiçbir insana nasip olmayacak kadar canlı bir şekilde giriyordu. Bundan sonra onu daima
yanımda bulacaktım.
Sizinle, bunun için dost olabileceğimizi zannediyorum. Çünkü halinizde o manasız kendine güvenme yok... Fakat bilmem... Ne kuzuların
ağzından vahşi kurt dişlerinin sırıttığını gördüm..."
Böyle bir nadide eserle hiç karşılaşmadım. Kendimi Raif efendide buldum. Her kesin mahrem hisslerini ortaya koyuyor yazar. Bu hissleri ancak, yaşayan anlaya bilir diye düşünüyorum ve Sabahattin Ali'ninde böyle olması kanaatindeyim. Ne söylesem az. Hep 10/10 puanı vermeyi muhteşem bir esere vermeyi planlıyordum. O eser budur!