"Yine de biri çıksa, nasılsın dese alışkanlıkla iyiyim diyeceğim. Kederli olduğum da söylenemez zaten. Buna sebepte yok çünkü. Ne taze bir ölüye sahibim, ne felaket geçirenlerim var. Dedim ya oturuyorum öylece. İyi ki etrafımda kalbimi tanıyanlar yok. Ağırlıksız duran bedenimi küçümseyeceklerdi. Sonra da birbirlerine dürterek, ya da ilerdeki arkadaşlarına göz işareti vererek beni gösterecekler, kalbini yok etmişin haline bakın, hınzır pek de pratik, belli etmiyor hiç? diyeceklerdi. Ama iyi ki yoklar..."
"Dipsiz bir uçuruma sarkıyorum.Yakalayabildiğim bir iki ot tutuyor beni.Bu otlar sökülüyor.Yumuşak toprağın içinden kökleriyle beraber geliyor.Düşüyorum."