Ahmet

Ahmet
@Ahmeets
Reklam
Kintsugi olarak bilinen bu sanat, kırılmış seramikleri altın veya gümüş gibi değerli metallerle tamir ederek yeniden bir araya getirmeyi amaçlar. Bu yaklaşım, kusurları kabul etmenin ve geçmişi onurlandırarak yeniden inşa etmenin bir simgesi olarak görülür. Aynı benim yaptığım gibi. Ben de kırılan parçalarımı, göz yaşlarımla değerli hale getirmeye çalışan bir insanım. Geçmişimi unutmadan, kırıklarımı kabul edip onları kendi yolumla birleştiriyorum.
İnsan zihni kodlanabilir bir bilgisayar gibidir ve bu zihin 0-7 yaş aralığında kodlanır. Neden diyeceksiniz, çünkü bu yaş aralığında zihin, ilmek ilmek işlenmeye çok müsaittir; adeta yeni sürülmüş tarla gibidir. Karanlık lordlar bu durumu çok ince işlerler, özellikle televizyon aracılığıyla. Daha sonraları diziler, filmler ve reklamlarla bile zihne tohumlar ekilir."İnsan yedisinde neyse yetmişinde de odur" atasözü bana çok garip geliyordu. Sonraları bunun neden ve nasıl çıktığını düşündüm. Psikolojik olarak da insan çocukken nasılsa (sinirli, hırslı, heyecanlı, yaramaz...), büyüdükçe bu özellikleri daha belirginleşir ve onun kişiliği olur. Karanlık lordlar televizyonun ardından TV'den kodlamaya başladı, sonra okullara kadar indi. Yani, insanlık nesillerce suni kodlamaya maruz kalıyor ve bu kodlamaları kırmazsanız bilinçaltınıza kıtlığı, bitişi ve kıyameti entegre ediyorlar. Bu da insanların henüz daha yaklaşmamış olan sonu yaklaştırmalarına sebep oluyor. Çünkü insan neyi beklerse o gelir, neyi sipariş edersen onu yersin. Daha da açıklayacağım, çünkü artık insanlığın uyanması gerek.
"Evrenin büyüklüğünde kaybolsak da, kendi iç dünyamızda sonsuzluğun sahibiyiz."
Epifiz bezi, beynin ortasında, iki beyin yarım küresi arasında yer alır ve görünüş olarak bir çam kozalağını andırır. Bu bez, ışık ve karanlık sinyallerini alarak melatonin salgısını düzenler. Genellikle karanlık ortamlarda melatonin seviyesi artar ve bu da uykuya dalmamıza yardımcı olur. Aydınlık ortamlarda ise melatonin salgısı azalır ve uyanıklık artar.Epifiz bezi ayrıca antik kültürlerde mistik ve ruhsal anlamlar taşıyan bir organ olarak da kabul edilmiştir. Bu beze atfedilen bazı ruhsal özellikler ve "üçüncü göz" kavramı, özellikle Hinduizm ve diğer doğu felsefelerinde sıkça rastlanır.
Reklam