Ahmet

Ahmet
@Ahmet2247
9/10
·344 syf.··
Beğendi
·
2025 1. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2025 01:17
Spoiler Gerçekten mahvoldum. Uzun zamandır bir kitapta ağlamıyordum… K’yi çok sevmiştim. Kendi dünyasında yaşayan, mantıkla hareket eden, iradesi güçlü insanların aşka yenilmesi beni çok üzüyor… Aslında sadece aşkını kaybettiği için intihar etti demek olayı basitleştirir belki de. Bunun çok daha üzücüsünü yaşadı bence. Hayattaki tek yakınında öyle bir darbe aldı ki yalnızlığın baki kaldığı düşüncesine dayanamayıp yaşama devam etmek istemedi… İyi ve kötü çok güzel aktarılmıştı. Hocanın ölümüne dair ilk cümleleri okuyunca gerçekten çok üzüldüm. Çünkü bence iyi biriydi. Her ne kadar kendisi geçmişinin kötülüğünden bahsetse de ben ona inanmıyordum ve hep o abartmıştır diyordum AMA okudukça o kadar sinirlendim ve o kadar hak verdim ki ölümüne, bu zamana kadar yaşamış olması bile beni sinirlendirdi (ki yaşayan bir ölü olmasına rağmen) Yaptıkladını öğrendikçe benim için o gerçekten ölmeyi hak eden kötü birine evrildi. Soseki’nin hep abartıldığını düşünür, kitaplarından çok da etkilenmezdim. Ama bu gerçekten başarı eseri olmuş. “Gönül” ismine yakışır bir duygu kitabı olmuş. Neredeyse her anında yazılan tüm duyguları hissettim. Çok güzeldi.
GönülNatsume Soseki · İthaki Yayınları · 20222,356 okunma
Ahmet
Bu kitabın incelemeleri arasında okuduğum bana en samimi ve yakın hissetiren inceleme yazısı budur ya. Gerçekten çok güzel aktarmışsınız kitabın duygusunu. Kitabı henüz bitirdim. Ve uzunca bir süre sürekli K'yı düşünüyorum.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
elveda schopi...
1/10
okumaya başladığım günden ta bugüne kadar yarım bırakma kararı aldığım ilk kitap bu oldu: aşkın metafiziği. neden yarım bırakma kararı aldım? çünkü okunmayı zerre kadar hak ettiğini düşünmüyorum. zira düşüncenin ürünü olan bir kitap değil, nefretin ve aşağılamanın ürünü olan bir kitap bu! zannetmeyin ki schopenhaur'u hiç okumadım ve tanımıyorum; bilakis beş tane kitabını okudum ve kendisini severdim bu kitabını okuyana kadar... neymiş efendim erkekler çok zekiymiş de kadınlar bundan zerre kadar nasibini almamış, kadınlar var olmaması gereken yaratıklarmış bla bla bla… pardon da sevgili schopi, sen kimsin ya! kadınları bu kadar aşağılama hakkını sana kim veriyor? tamam, anlıyorum, psikolojik sorunların var; ama senin annene olan nefretini neden bütün kadınlar çekmek zorunda? huysuz, aksi, nalet, inatçı bir insanmışsın zaten; çok zekisin ya sevgili schopi'ciğim keşke şu kitabını aşağılayıcı cümleler kurmadan makul düşüncelerle yazsaydın da ben de sana saygı duysaydım. ama beni hiçe sayan ve dahi beni aşağılayan bir insana ben neden saygı duyacakmışım? önce haddini bileceksin sevgili schopi! şu kitabı beğenenleri de anlamıyorum; neymiş efendim schopenhauer'un yaşadığı zaman için oldukça makul düşüncelermiş kitaptaki düşünceler... arkadaşlar! schopenhauer bugün de yaşasaydı bugün de aynı şeyleri yazardı. mesele kadınlarla ilgili düşünceleri değil çünkü; mesele şu ki annesiyle ciddi anlamda çatışmaları var, ki babasının intiharından dolayı da annesini suçluyor, ve annesini olan öfkesini bütün kadınlardan çıkarıyor. sonra lafa gelince kadınların aklı yoktur, sadece duygularıyla hareket ederler bla bla bla… isteyen istediği kadar linçlesin beni. dediğim gibi şimdiye kadar okuduğum 600 küsur kitap arasında yarım bıraktığım tek kitap bu. kitap sıkıcı olduğu için veya dili
Aşka ve Kadınlara Dair (Aşkın Metafiziği)Arthur Schopenhauer · Say Yayınları · 202016,8bin okunma
Ahmet
O kadar doğru bir yorum ki kendisi incelliğin atası bile sayabiliriz ya. Bu nasıl bir kadın düşmanlığıdır be adamm