Ahmet

Ahmet
@Ahmet2247
8/10
·352 syf.··
2025 52. kitabı
Feride bacının bu kitabında Nina ve Andrew çiftinin evlerinde millie adlı bir kadın hizmetçinin işe başlamasıyla beraber meydan gelen olayları anlatıyor. Kitabın dili çok akıcı ve bir günde okunup bitirilecek hoş bir anlatımı ve güzel bir olay örgüsü etrafında şekillenen hikayesi vardı. Kitabı beğenmedim diyemem su gibi aktı gitti. Elimden düşürmeden büyük keyifle okuduğum kitap oldu. Ancak Feride bacım sen manyak ters köşeleriyle bilinen bir yazar olduğun için bu kitaptada insan istiyorki o tarz bişi olsun.Feride bacının daha önce D koğuşu kitabını okuduğumda ters köşesiyle beni şaşalak ettiğinde kendisine hayran olmuştum. Hizmetçi kitabını okurken sürekli teoriler üretip durdum. Şurada beni ters köşeye yataracak falan diye ve bu teorilerimi arkadaşımlada paylaşıyordum. Açıkçası kitabı okurken keyifli hale getiriyordu. Ve sonra malumun ilanı oldu. Umduğum o beni böyle hassss... yapacak ters köşe olmadı ve büyük bir tatminsizlik yaşadım.Bir de yazmışsın kitabın üzerine şok edici ters köşelerle dolu diye oldu mu şimdi ? N'olacak feride bacım şimdi önce alıştırdın şimdide böyle yaptın bunun hesabını Allah sormazmı bu hesabı sen nasıl verecenn:)
HizmetçiFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 202311,6bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Ahmet

, bir kitap okudu
8/10
·352 syf.··
2025 52. kitabı
Freida McFadden
8.5/10 · 11,6bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2025 51. kitabı
Karakterimiz Salihin yıllarca çalıştığı gazeteden kovulması ardından Türkiye'yi terkedip Rio de janeiro'ya yerleşme kararı alıp müdavimi olduğu nefaset lokantasında kendisine düzenlenen veda yemeğinde meydana gelen bir takım olaylar yurtdışına çıkmasını ertler. Yer yer zihninde yolculuğa çıkarak bize geçmişte yaşadığı anıları anlatır. Ne yalan söylim kitabı okurken ilk başlarda aşırı sıkıldım. "Ya sen ne anlatıyon abla gözünü seveyim" modunda okurken yazar bu sözümü duymuş olacakki ilerleyen sayfalarda " ben okuyucuyu işte böyle şok üstü şoka sokarımm " deyişiyle lafı ağzıma tıkadı. :) Nihanın mektubunu okurken "ya yeter artık edebiyatı parçaladınn abla diyorum hadi sadede gel diyorumm." Yazar sadede gelmekle kalmayıp aduket yapıyor resmen. Bir kaç dakka nihan olayındaki satıra mal gibi baktım durdummm. Öyle kakalak gibi oldum. Kitabın son sayfasındasın daha ne olabilir kitabla vedalaşcaz bitecek. Nıççç son sayfada salihin annesiyle alakalı gerçeği görünce neeeeeeğğğğğ diye çığlığı atıp yazarın son vuruşuyla nakavt oluyorsun geçmiş olsun. Kitabın en sevdiğim kısım Salih ve nihanın takip olayıydı. O kısımlar çok eğlenceliydi. Bazen bende öyle düşünüyorum. Alakasız random bir insana bakıp gün boyu neler yapıyordur acaba ,onunda hayatı benimki gibi sıkıcı mı yoksa güzel mi hareketli mi falan diye düşünüyorum yalnız değilmişim xjssj Peki ya suphiye ne demeli dokunduğu herşeyi kurutan ölüm bulaşıcısı seni. Yazara sitem ediyorum burdan bekledim bekledmm ölsün diye bir öldürmedi herifçioğlunu ya. Tamam başlarda okurken biraz sıkılıyorsunuz ama sonrası üff diyorum. Gerçekten doğru tespitlerle yazılmış güzel bir kitaptı. Afied Not: geceleyin okumayın :)
Nefaset LokantasıTuğba Doğan · Yapı Kredi Yayınları · 20192,342 okunma
Puan vermedi·168 syf.··
2025 50. kitabı
Okurken defalarca güldüğüm büyük keyif aldığım bu Gürpınar eserinde, ellili yaşlarındaki Makbule Hanımın kendisinden daha genç olan Vassaf Beyle evlenme isteği ve bu evliliğe karşı çıkan oğlu, kızı ve damadının arka arkaya kurdukları planlar anlatılıyor. Kitapta eğlence, mizah, astroloji, büyü, hile, hurda, türlü oyun kısacası her şey var efenim.Makbule Hanımın bu evliliğe yönelik isteği onun için saf bir aşkın sonucuyken Vasfi Beyin niyeti özellikle maddi beklentiler üzerine kurulu. Bu niyet ayyuka çıkmadan önce bile aile bireyleri bu evliliğe karşı duruyor. Burada dikkat çekmek istediğim konu: Makbule Hanımın kendinden küçük biriyle evlenmek istemesi hemen “delirdi”, “bu yaşta kudurdu” gibi ifadelerle küçümseniyor. Oysa o, "Benim de hakkım değil mi genç biriyle evlenmek?" diyerek bu önyargılara karşı çıkıyor. Dahası, aynı durum bir erkek için geçerli olsaydı, yani ellilerinde bir erkek kendinden yaşça küçüğe talip olsaydı, toplum bunu son derece doğal karşılayacak, tek bir söz etmeyecekti. Ama konu bir kadın olunca hemen bir dedikodu bir yargılama başlıyor. Bende buna kuruluyorum kardeşim:)
Evlere Şenlik Kaynanam Nasıl Kudurdu?Hüseyin Rahmi Gürpınar · Papersense Yayınları · 2015949 okunma