Okurken defalarca güldüğüm büyük keyif aldığım bu Gürpınar eserinde, ellili yaşlarındaki Makbule Hanımın kendisinden daha genç olan Vassaf Beyle evlenme isteği ve bu evliliğe karşı çıkan oğlu, kızı ve damadının arka arkaya kurdukları planlar anlatılıyor. Kitapta eğlence, mizah, astroloji, büyü, hile, hurda, türlü oyun kısacası her şey var efenim.Makbule Hanımın bu evliliğe yönelik isteği onun için saf bir aşkın sonucuyken Vasfi Beyin niyeti özellikle maddi beklentiler üzerine kurulu. Bu niyet ayyuka çıkmadan önce bile aile bireyleri bu evliliğe karşı duruyor. Burada dikkat çekmek istediğim konu:
Makbule Hanımın kendinden küçük biriyle evlenmek istemesi hemen “delirdi”, “bu yaşta kudurdu” gibi ifadelerle küçümseniyor. Oysa o, "Benim de hakkım değil mi genç biriyle evlenmek?" diyerek bu önyargılara karşı çıkıyor.
Dahası, aynı durum bir erkek için geçerli olsaydı, yani ellilerinde bir erkek kendinden yaşça küçüğe talip olsaydı, toplum bunu son derece doğal karşılayacak, tek bir söz etmeyecekti. Ama konu bir kadın olunca hemen bir dedikodu bir yargılama başlıyor. Bende buna kuruluyorum kardeşim:)