kitabımız iki hikâyeden oluşuyor. Her ne kadar anlatılan hikâyelerdeki sonlar sırlar dünyası temalı olsa da kitabı çok beğendim. Gerek akıcılığı olsun gerekse sürükleyici oluşu, çok iyi bir kitaptı.
İlk hikâyede adamın kadına her fenalığı yapması, onu sevmemesi, ondan nefret ediyor olmasına rağmen kadının adamdan vazgeçmemesi; hatta adam birazcık iyi davransa “Yarabbi, böyle koca verdiğin için sana şükürler olsun” kıvamına gelmesi beni çileden çıkarttı, bana cinnet geçirdi sjsjsk. Neyse Allah’tan kadın akıllıca davrandı da ilacın hepsini içmedi. “Kocam da kocam derim ama salak da değilim” diyor xjdjxjdj. Bu kadının psikolojisini ve kocasına neden böyle bağlı olduğuna dair yazar bize hiç bahsetmiyor. Sanırım bu, ucu açık bir şekilde yorumu okuyucuya bırakıyor.
İkinci hikâyenin akıcılığı da gayet hoştu, baya baya sürükledi beni ve anlatıcı, okurken akla gelen her soruyu soruyordu; bu benim hoşuma giden taraftı. Birçok cinayet konulu kitap okumuşumdur; yazar hep akılda sorular bırakmak ister ama bu eserde okurken okuyucunun düşündüğü soruları ekleyip cinayeti aralaması, çözmeye çalışması çok hoştu.
Hikâyelerin öğretisi bana göre; insana, eşyaya bağlanmayacaksın, anlam yüklemeyeceksin öğretisidir. Çünkü bir şeye bağlandığında ne uyku kalır, ne psikoloji ne de hayatın.