AHMET HAMDI TITIZ

Akşam olduğunu kontak anahtarını çevirirken fark ettim. Arabaların stop lambaları belirginleşmeye başlamıştı. Daha iyi bir yaşam için her gün yüzlerce insanın göç ettiği ama sonunda bir parça ekmek için onurundan, şerefinden hatta canından olduğu bu yağmalanmış şehrin, her gün yüzlerce taşıtın katılmasıyla tam bir keşmekeşe dönüşen o Allah'ın belası trafiğine daldım.
Sayfa 134 - Başkomiser Nevzat·Kitabı okudu
Reklam
Haşmet Atalay kahveyi dolduran kalabalığa karşı, kasabaya kurulacak tesisi nasıl kazandırdığını, Plan-Bütçe Komisyonu'nda nasıl kükrediğini, yumruğunu masaya vurup: " Bu iş burada, bugün, bu saat olacak. Olmaz ise işte kalkıp gidiyorum.Sonunu siz düşünün" diye nasıl postalar koyduğunu ; memlekete hizmet yolunda ağarttığı saçlarını, yaptığı fedakarlığı sayıp döküyordu . Derken kahveyi dolduran kalabalığın arasından bir ses yükseldi. -Atma Recep din kardeşiyiz!...
Sayfa 79·Kitabı okudu