Haşmet Atalay kahveyi dolduran kalabalığa karşı, kasabaya kurulacak tesisi nasıl kazandırdığını, Plan-Bütçe Komisyonu'nda nasıl kükrediğini, yumruğunu masaya vurup: " Bu iş burada, bugün, bu saat olacak. Olmaz ise işte kalkıp gidiyorum.Sonunu siz düşünün" diye nasıl postalar koyduğunu ; memlekete hizmet yolunda ağarttığı saçlarını, yaptığı fedakarlığı sayıp döküyordu .
Derken kahveyi dolduran kalabalığın arasından bir ses yükseldi.
-Atma Recep din kardeşiyiz!...