Bu kitap o kadar çok ilgimi çekti ki, uzunca bir süreden sonra bir inceleme yapmak istedim.
Okurken yaşadığım farkındalıkların yoğunluğu ile kitaptan onlarca adet alıp, uzaktan ya da yakından tanıdığım her bir kişiye birer tane vermek düşüncesi, çık aklımdan...:)
Oldukça kapsamlı bir şekilde narsist kişiliklerle kurduğumuz ilişkileri inceleyen bu kitabı okurken, aslında bir çoğumuzun bu kişilerle birlikte yaşadığını ve farkında olmadan zaman içinde birçok manipülasyona maruz kaldığımızı görüyoruz. Bunun sonucunda ise zihinsel ve fiziksel sağlığımız ciddi şekilde zarar görüyor.
Kitap, birçok defa toksik kişilikleri değiştirmenin bir yolunun olmadığını, bunun için verilen çabanın insanı tükettiğini vurguluyor. Bu kişiler en yakınımızdaki insanlar bile olsa, ilişkimizi tamamen kesmenin en doğru yollardan biri olabileceğini; bir başka insanın duygu ve davranışlarından sorumlu olmadığımızı ve kendimizi sorumlu hissetmememiz gerektiğini oldukça güçlü bir şekilde ifade ediyor.
Özellikle çocukluk dönemi travmalarımızın tüm hayatımızı derinden etkilediği, iyileşmek için öncelikle farkındalık geliştirmek gerektiği açıkça ortaya konuluyor. İnsanın kendini gerçekleştirmesi, bunun bir sonucu olarak kendine odaklanmak istemesi ve bunun farkına varması ne yazık ki çoğu zaman oldukça geç yaşlarda gerçekleşiyor; bazen de hiç gerçekleşmiyor.
Fakat kitapta bahsi geçmeyen ve günümüzde hemen herkesi etkileyen, manipüle eden ve belki de en büyük “narsist” olan bir unsurdan hiç söz edilmiyor: Sosyal medya.
Kitapla kalın, sevgili dostlar.