Öncelikle Pıerre Franckh abimizi biraz araştırdım. Keşke bunu kitabı okumadan önce yapsaydım. Bulduğum kadarıyla kendisi ne bir kuantum fiziği ne de bir psikoloji alanında ihtisas sahibi...
Yanlışım varsa affola... Kitabı arkadaşımda görüp, sorup önerisi üzerine okudum. Hayatta hep başımıza gelen 'ulan aklımdan geçmişti karşıma çıktı' dediğimiz şeylerin bilimsel altyapılarını merak etmiştim. Kitabın başlığından da anlaşılacağı gibi bunun titreşimlerle bir alakası olup olmadığını merak ettim ve heyecanlandım.
Kitabın 1. bölümünde bilimsel temelli açıklama çalışması tam bir rezaletti! Birçok örnek veriyor bilim adamlarının bunun karşısında şaşkınlığa uğradığını söylüyor. Ne bir dipnot ne bir makaleye atıf var. ( 2 tane makaleye atıf var. O kadar bilimsel örnek vermesine rağmen) Bu fikre karşı çıkan bilim adamlarının iki satırlık görüşleri yok. Paralel evren teorisini evirip çevirip zorlayıp bir şeyler yapmaya çalışmış ama onun da deneysel bir tarafı yok. s. 179 da ki deneyde(!) 'Bilimsel olarak açıklanmasa da görmezden gelinemezdi.' cümlesi kitabın bilimsizliğini göstergesi. Örnek verdiği sözde deneylerin çoğunu HeartMath Enstitüsü 90 94 yılları arasında yapmış. İnternetten ufak bir araştırma yaptım da bu enstitü artık ürün satmaya başlamış. Anladığım kadarıyla da birçok paralı konferans veriyorlar. Türkiye'deki 'yanmaz kefen' hikayesi.
Okuyucu mektupları ayrı bir garabet... O mektuplarda yazan şeylerin olumsuzlarını milyonlarca yaşayan insan vardır. Olumlu yaşayan insanları seçmek bunu bilimsel yapmaz. Özellikle bir bölümde mahkeme hikayesi vardı. 8 yıllık süren bir mücadelenin sonunda mahkemeyi kazanışını anlatıyordu. Ne hikmetse son duruşmada yazarımızın kitabı eline geçmiş ve mahkemeye giderken olumlama yapmış ve 40 dakikada sonuçlanmış, kazanmış! Ya bacım sen