" Büyük hayal kırıklıklarından sonra, arzu etmekten ürken ve kendi kabuğu içine çekilen ben, bütün felâketlerin sebebini kendinde,kendi arzularında bulduğu için artık kendi kendini yemeğe başlar."
"Yanıp bitmek üzere olan mumun titreyerek gölgeler saçan kısıtlı ışığında veremin dokunduğu bu heyecanlı yüz, görende hastalıklı bir etki bırakıyordu."
"Diyor ki; (1) Karakter düzeltilebilir olsaydı "yaş itibarıyla hayatının ikinci yarısında olan insanların ilk yarısın da olanlara nazaran daha erdemli olması gerekirdi", ki bu
doğru değil.
(2) Hayatı boyunca bir kez bile olsa hata yapmış biri ömür boyu gözümüzden düşer, kendisine karşı güvenimizi
yitiririz. Bu da kalıcı karaktere inandığımızın kanıtıdır.
Biraz düşününce bunlar neyi ifade eder? Bu iddialar sadece insanların çoğunun karakterini yenilemeye gayret etmediği anlamına gelir. İrademiz müdahale etmediği müddetçe hayatımızı dürtülerimiz şekillendirir. İnsanların Çoğu dışarıdan birileri tarafından yönetilir. Tıpkı Dünya' nın Güneş etrafında dolanırken izlediği yörüngeyi sorgulamadığı gibi modayı, fikirleri sorgulamadan takip ederiz. Çalışanlar, fakir fukara, kadınlar, çocuklar, insanlar,çoğumuz ayakta kalma mücadelesi veriyoruz. "