Yorum kitabı okumayanlar için keyif kaçırıcı detaylar içermektedir!
Herkese merhabalar. Bookstagram hesabımı açmadan önce okuduğum kitapların yorumunu hiç girmedim buraya. Belki birkaçını. Öyle bir işe kalkışsaydım çok zahmetli olurdu. Bu yüzden Gurur ve Önyargı'nın yorumunu da hiç girmedim. Sonra madem kitabı çok defa okudum, çok da seviyorum neden hesabımda bir tane yorumu olmasın diye düşündüm. Kitabı ilk kez ortaokulda okumuştum. İlk iki okuyuşum Engin Yayıncılık'ın "Aşk ve Gurur" isimli baskısından, son iki okuyuşum ise İş Bankası Yayınları'nın "Gurur ve Önyargı" isimli baskısından. Kitabın orijinal adının bu olduğunu bilmeyen kalmamıştır sanırım artık. Jane Austen tek kitabıyla kendine aşık eden yazarlardan biridir benim için. Arkadaşım sadece bir kitabını okuduğun yazar nasıl favorilerinden biri olabilir der, şaşırırdı. Austen konuşulduğunda en sevdiğim yazarlardan derdim. Hangi kitaplarını okudun sorusu gelirdi. Sadece Gurur ve Önyargı'yı derdim. Onlar da şaşırırdı. Bu durumun neden bu kadar şaşkınlıkla karşılandığını anlayamıyorum açıkçası. İnsanların bir yazarı çok sevme kriteri çok fazla kitabını okuyup beğenmiş olmak belkide ama ben öyle düşünmüyorum. Bence her okuyucu bir gün tek kitabını beğenmiş olsa bile ne yazsa okurum diyeceği bir yazarla karşılaşabilir. Austen'in diğer kitaplarını da çok beğeneceğim hissiyatındayım hep. Olur da beğenmezsem sevdiğim tek kitabı bile onu benim gözümde en iyi yapmaya devam edecek.
1995 yapımı dizi uyarlaması az bilinse de filmin popülerliği sayesinde kitabın konusunun çoğunluk tarafından bilindiğini düşünüyorum yine de kısaca bahsedeceğim. Mr&Mrs Bennet beş kızlarıyla birlikte Longbourn köyünde yaşayan arazi sahibi orta sınıf bir aile. Hikâye her genç kızın iyi bir evlilik yapmayı amaçladığı esasen buna mecbur olduğu
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202597,9bin okunma
Sherlock serisini kronolojik okumak istemiştim fakat henüz hikâyeleri kitaplığıma ekleyemedim. O yüzden ikinci romandan sonra okunması gereken hikayeyi atlayarak üçüncü romanı okudum. Baker Street'den Birlstone köyüne uzanan bir yolculuk, Bay Douglas'ın esarengiz cinayeti ve biraz da Profesör Moriarty. Su gibi aktı deyimini kitaplar için sık sık kullanırız ya, bu da onlardan biri. Kitap iki kısımdan oluşuyor. İlk kısım da çok heyecanlıydı ama ikinci kısım baya baya harikaydı. Sir Arthur her kitabında olduğu gibi bunda da sürpriz ters köşelerle mest etti beni. Sherlock serisine dair tek eleştirim yazarın kurgu akışına müdahil olması. Epeydir okuduğum kitaplarda buna rastlamıyordum o yüzden birazcık rahatsız etti. Dördüncü romanı okumayı erteleyip önce hikâyeleri edinmeyi bekleyeceğim.