Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Mlle Albertine geldi mi? -Kimse gelmedi. Tanrım, yoksa bu, kimse gelmeyecek mi demekti? Şüpheler içinde kıvranıyordum; Albertine'in ziyareti, şimdi kesin olmadığından, iyice arzulanır olmuştu gözümde.
Belki de hâlâ gelmemiş olan Albertine kadar, onun şu anda, görünüşe bakılırsa daha eğlenceli bulduğu ve benim bilmediğim bir "başka yer"deki varlığı da ıstırap veriyordu bana; daha bir saat önce, kıskanma denen şeyi hiç yaşamadığıma ilişkin Swann'a söylediklerime rağmen, arkadaşını daha sık aralıklarla görsem, bu ıstırap Albertine'in vaktini nerede, kiminle geçirdiğini öğrenmeye yönelik kaygı dolu bir ihtiyaca dönüşebilirdi.
Bir telefon sesi duymanın giderek daha kaygılı hale gelen ve hiç gerçekleşmeyen arzusunun durmadan tekrarı beni yiyip bitiriyordu; yapayalnız katlandığım yürek darlığının sarmalında sıkıntılı bir yükselişin doruk noktasına geldiğimde, telefonun ansızın bana yaklaşıveren kalabalık Paris gecesinin derinliklerinden çıkıp kitaplığımın yanına gelen, Tristan'daki sallanan mendili veya çobanın kavalını hatırlatan o mekanik, ilahi topaç sesini duydum birdenbire. Hemen fırladım, Albertine'di.