Neden yazdığımı soracak olursan, cevap olarak "Konuşamadıklarımı yazdım," derim. Çünkü biz insanlar artık konuşamıyoruz, sohbet edemiyoruz. Söylemek istediklerimiz için pek fırsatımız olmuyor.
Rene Guenon'un dediği gibi "Doğru bir düşünce 'yeni' olamaz, çünkü doğru'luk insan zekâsının ürettiği bir şey değildir. 'Doğru bizden bağımsız olarak vardır ve bize düşen de sadece onu kavramaktır.
Bir zamanlar reddetmiş olduğu ve sonra da kendisini reddeden soylu akrabalarına gelince, onlara tekrar kavuşmaktan duyacağı mutluluğa birlikte yad edebilecekleri çocukluk anılarını bahane gösteriyordu. Snopluğunu gizlemek amacıyla bunu ifade ederken, belki zannettiği kadar da yalan söylemiyordu.
Nasıl ki bir edebiyat meraklısı, sahnelerin bir üstadının yeni bir oyununu seyretmeye tiyatroya gittiğinde, daha vestiyer kıza eşyalarını bırakırken, dudaklarında beliren anlamlı gülümsemeyle, muzipçe bir takdire hazırlanan bakışlarındaki parıltıyla kötü bir gece geçirmeyeceğinden emin olduğunu sergilerse, aynı şekilde düşes de, davete geldiği anda, bütün gece için gözlerindeki kıvılcımı yakardı.
"Yazan kadınlardan nefret ediyorum!" dedim şiddetle.
"Neden? Bağımsız olarak var olabildikleri için mi? Hepsinin insan şehvetinin veya rahatlığının kölesi olmasını mı isterdin?"