Filistin’de sokaklar boş, oyunlar yarım. Çocuklar içinde kopan fırtınaları parklarda isimlerini kazıdıkları tahta banklara, kurşunlanmış heykellere, bombalanmış tahterevallilere saklıyor. Boş bir salıncak gıcırdıyor ve o kurşunla siliniyor senin, benim, onların, hepimizin çocukluğu.
buruşmuş eller bazen baston tutar, bazen tekerlek, bazen sepet. Bazen yağmur diler, bazen güneş, bazen bir lokma ekmek. Topladıklarını tıkıştırdığı poşet kimine yastık, kimine şapka. Oysa tek yükleri kucaklarında taşıyacakları torunları olmalıydı.