"Batı Avrupa'nın erkekleri fazla yumuşak,kadınları da fazla sert bulunurdu.Alınıp satılanlar arasında zenciler de vardı:Puşkin'in büyük-büyükbabası Rus sefiri tarafından Konstantiniyye'de satın alınmış bir Etiyopyalıydı.
Satış işleminin büyükbaş hayvan satışından farkı yoktu.Alıcılar makyaj olup olmadığını anlamak için kölelerin yüzüne tükürür ve "dişlerini,bacaklarını,baldırlarını ve en mahrem yerlerini yoklarlardı.Ne kadın,ne erkek,hiç fark olmaksızın,yere diktikleri donuk gözleriyle kendilerine yapılan bu kötü muameleye teslim olurdu." Dişler eksikse,bakire ya da yeterince güzel değillerse fiyat düşerdi.1600 yılında genç bir bakire yüz,60 yaşında bir kadın ise otuz altı duka altını ediyordu.Alıcı herhangi bir köle kızı satın almadan önce evine götürüp,uyurken horlayıp horlamadığını kontrol edebilirdi.Özellikle kadınlar,haremleri kapı kapı dolaşan bayan köle tacirlerinden,her zamanki elle muayene ve pazarlığın ardından genç kızları satın almayı sürdürerek,20. yüzyıla kadar köle ticaretinde önemli bir yer tutmuştur.Kızlar zarafet,dikiş ve şarkı söyleme eğitiminden geçirilir,sonra üzerine kâr eklenerek satılırdı."