Ayşegül

"Başkentin başlıca girdilerinden biri insan olduğuna göre,başlıca çıktılarından biri de insandı.Her yıl imparatorluğu ya korumak ya da idare etmek üzere binlerce asker,memur ve ulema şehri terk ederdi.Bunların arasından pek azı,Köprülü ve Mavrokordato gibi büyük ailelerin mensuplarından daha fazla öne çıkabilmiştir."
Sayfa 176·Kitabı okuyor
Reklam
"Erkekler bütün servetlerini kölelere yatırdıktan sonra bile,satışa sunulan güzelleri görüp de alamamak acı vermesine rağmen,köle pazarına gitmekten kendilerini alamazdı.Sultanınkiler de dahil,köleler Konstantiniyye nüfusunun büyük bir bölümünü oluştururdu -Halil İnalcık'a göre,1600 yılında Venedik'teki yüzde 3 ile karşılaştırıldığında,bu oran Konstantiniyye'de yüzde 20 idi."
Sayfa 175·Kitabı okuyor
"Müslüman evlerinde hizmetçi olarak kullanılan kölelere(teorik olarak Hristiyanların ya da Yahudilerin köle edinme hakları yoktu) nispeten iyi davranılırdı;Amerika'daki kölelerden ya da Batı Avrupa'da yaşayan özgür hizmetkârlardan daha iyi.Kölelik bir tür hısımlık oluşmasına yol açabilir ve yeniçerilerin de iyi bildiği gibi,toplum içinde ilerleme vasıtası olabilirdi.Bazı köleler,Üsküdar ile Avrupa yakası arasında kayıkla dolmuş yaparak özgürlüklerini satın alacak kadar para kazanırdı.Ne var ki,diğer köleler cismani zevk için satın alınırdı."
Sayfa 175·Kitabı okuyor
"Batı Avrupa'nın erkekleri fazla yumuşak,kadınları da fazla sert bulunurdu.Alınıp satılanlar arasında zenciler de vardı:Puşkin'in büyük-büyükbabası Rus sefiri tarafından Konstantiniyye'de satın alınmış bir Etiyopyalıydı. Satış işleminin büyükbaş hayvan satışından farkı yoktu.Alıcılar makyaj olup olmadığını anlamak için kölelerin yüzüne tükürür ve "dişlerini,bacaklarını,baldırlarını ve en mahrem yerlerini yoklarlardı.Ne kadın,ne erkek,hiç fark olmaksızın,yere diktikleri donuk gözleriyle kendilerine yapılan bu kötü muameleye teslim olurdu." Dişler eksikse,bakire ya da yeterince güzel değillerse fiyat düşerdi.1600 yılında genç bir bakire yüz,60 yaşında bir kadın ise otuz altı duka altını ediyordu.Alıcı herhangi bir köle kızı satın almadan önce evine götürüp,uyurken horlayıp horlamadığını kontrol edebilirdi.Özellikle kadınlar,haremleri kapı kapı dolaşan bayan köle tacirlerinden,her zamanki elle muayene ve pazarlığın ardından genç kızları satın almayı sürdürerek,20. yüzyıla kadar köle ticaretinde önemli bir yer tutmuştur.Kızlar zarafet,dikiş ve şarkı söyleme eğitiminden geçirilir,sonra üzerine kâr eklenerek satılırdı."
Sayfa 174·Kitabı okuyor
"Hızla kapıya gittim, çünkü gözlerimin yaşlarla dolduğunu hissediyordum ve sen bunu görmemeliydin. Dışarıya o kadar acele fırlamıştım ki, holde neredeyse uşağın Johann’la çarpışacaktım. Johann ürkerek hemen kenara çekildi, beni dışarıya bırakmak için dairenin kapısını açtı ve işte oracıkta – oradaki bir saniyede, duyuyor musun? Gözlerim yaşlarla dolu ona, yaşlanmış olan adama baktığımda, bakışlarında birdenbire bir ışık çaktı. O tek bir saniyede, anlıyor musun? O tek bir saniyede çocukluğumdan beri beni görmemiş olan yaşlı adam, beni tanımıştı. Bu tanınmadan ötürü onun önünde diz çökebilir ve ellerini öpebilirdim. "
Sayfa 63·Kitabı okudu
Reklam