"Olmaz, Bayan Karasu" dedi o eski nazik ses tonuyla. "Ne yazık ki teslim olamam. Artık bunu yapamam. Dedemi öldürdüm, kardeşimin kalbini çıkardım, Alex'in derisini ben yüzdüm, babamı acımasızca katlettim. Artık geri dönemem." Durdu, sanki bütün yeryüzünü görecekmiş gibi etrafına baktı. "Sizin dünyanızdan nefret ediyorum. Burada olmak daha iyi, daha güzel,daha anlamlı. Çocukluğumu saymazsak, yaşadığım hayatı hiç sevmedim,tek bir anını bile. Dönersem oraya dönmüş olacağım. Eskisinden daha kötü, daha zor, daha çirkin olacak her şey. Hayır Bayan Karasu dönmeyeceğim, tanrıların dünyasında kalmak daha iyi. Sonuna kadar götürmeliyim bu serüveni, yoksa çekilen acılar anlamsızlaşacak, döktüğüm kan boşa gitmiş olacak, yoksa herkes beni basit bir deli sanacak." Buruk bir gülümseyiş belirdi dudaklarında. "Hayır Bayan Karasu, ben deli değilim, aklımı kaçırmadım. Ama bu kadar acımasız, bu kadar sevgisiz, bu kadar hoyrat bir dünyada hiçbir şey olmamış gibi yaşayamazdım." Durdu, iyice kızıla dönüşen gökyüzüne baktı. "Hem beni çağırıyorlar. Sevgili karım Hera, bilge kızım Athena, ışığın tanrısı Apollon, ağabeyim güçlü Poseidon, yeter artık gel diyorlar..." Sustu, şimdi sadece uğuldayan rüzgarın sesi duyuluyordu Akropol"ün yıkıntılarında.
Çaresizce baktı Yıldız.
"Yapmayın!" Diye seslendi. "Yapmayın!"
Acıyla gülümsedi Peter Schimmel, "Başka çarem yok" dedi. "Hayat başka seçenek bırakmadı bana."
Sonra döndü, kollarını bir kartal gibi açarak, usulca surların üzerinden boşluğa bıraktı kendini. Sanki gökyüzünde bir kanat sesi duyuldu, sanki bulutların arasından vahşi bir çığlık yükseldi.
.......
Olan bitene aldırmayan güneş, binlerce yıldır yaptığı gibi antik kenti çevreleyen tepelerin üzerinden ağır ağır kayboluyordu.
22